Gönderi

grange yolculuğumun başı
7/10
·280 syf.··
2024 3. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2024 00:00
bu ilk grange kitabım ve hoşnut kaldığımı söyleyebilirim. yazarın dili tahmin ettiğimden daha yorucu ve yoğun olsa da kendine has bir okuma zevki veriyor. bu yıl, 2023-2024, sınav senem olduğundan hiç kitap okumadım ve bu hasreti çok güzel giderdi küllerin günü. kitap almanya'da geçiyor. yüzyıllardır kendilerini toplumdan soyutlamış ve tanrılarına dönmüş bir halde yaşayan bir topluluğumuz var, tebliğciler. geçimlerini yıl boyunca üzüm yetiştirip, şarap imalatı yaparak sağlıyorlar. civare halkı da genel kamuoyu da tebliğciler'in yüzyıllardır barışçıl ve ne kendi içlerinde ne de dışarıda saldırgan tavırlarda bulunmayan insanlar olduğunu söylüyor. fakat bir gün bu topluluğun ileri gelenlerinden biri, topluluk tarafından benimsenip satın alınmış bir kilisede ölü bulununca ilk domino taşımız da itilmiş oluyor. kitaptaki baş kahramanlarımız niemans ve ivana. özellikle niemans karakterini çok sevdiğimi söyleyebilirim. zaten yazarın şu an bende 2 kitabı var, diğeri de kızıl nehirler, okumadım henüz; o da bir niemans kitabıymış herhalde; birkaç grange kitabında rast gelebileceğiniz bir karakter açıkçası niemans. dediğim gibi ben beklediğimden daha yoğun bir dille karşılaştım. kurgu güzeldi ama. yani aslında kurgu harbiden kıyak mıydı yoksa ortalama bir tane miydi, tam da karar veremiyorum ama bu kadar uzun bir ayrılıktan sonra hem roman hem de polisiye açlığımı dindirmeyi başardı diyebilirim. kurgu boyunca çok güzel işlenişler bulduğum yerler de çok oldu, az olsa da tam kafamda oturtamadığım kısımlar da vardı. yani objektif bakarsak cinayetlerin işlenişinde veya çözümlenmesi kısımlarında ne bir hercule poirot veya sherlock holmes akılcılığı ne de bir robert langdon bilgi birikimi, derinliği aramak doğru olacaktır ama grange'ın bu kitapta şu ana dek okuduğum tüm kitaplara nazaran daha iyi yaptığı bir şey var, bu da bir cinayetin çözümünde izlenen sistematiğin yansıtımı. okuduğum başka hiçbir kitapta gerçek hayatla bu kadar bağdaşabilecek bir çözüm mekanizması görmedim. niemans, bir anda saksısı çalışan, ampulü parlayan, her saniye aksiyona giren bir karakter değil. aksine aşırı defalar bir yere varamayan, katili, maktulü, sorgulayacağı adamı elinden kaçıran, hatta yapacak bir şeyi kalmayıp sıkılan bir adam. normal hayatta da bu böyle ve niemans kaldırdığı taşı bir daha kaldırıp altına bakmaktan geri durmuyor kitap boyunca, her şeyi didik didik ediyor, bizle beraber sıkılabiliyor kısacası. ve bazılarına bu "aksiyon eksikliği, zaman kaybı" gibi gelse de bence bu olağanüstü bir şey. daha önce hiçbir polisiyede görmediğim bir zekanın örneği. ne yazık ki niemans gibi senaryo dışında da yaşayabilecek başka bir karakter göremedim maalesef kurguda. daha çok uzatırım da kitap inceleyeceğiz diye kitap yazmaya da gerek yok. kızıl nehirler ile niemans'ı daha yakından tanımak için sabırsızlanıyorum. genel olarak grange'a aşinalaşmak istiyorum. gördüğüm yorumlar kadarıyla küllerin günü grange'ın en gözden düşük kitaplarından biriymiş, bunla başladığım için de ayrı mutluyum o halde. her grange'ım da daha yüksek bir eserle karşılaşacağım çünkü. genel görüşün aksine küllerin günü'nü, yoğun anlatımlardan geri duymayan, herkese tavsiye ederim. gerçekten bir cinayet nasıl çözülür, nasıl bir sistematik kurulur, bu kitapta bulabilirsiniz.
Küllerin GünüJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap Yayınları · 20213,606 okunma
·
48 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.