·280 syf.··Beğendi
···Okunma: 27 Temmuz 2024 01:51 𝕳𝖎𝖈𝖇𝖎𝖗 𝖘𝖊𝖞 𝖇𝖊𝖉𝖆𝖛𝖆 𝖉𝖊𝖌𝖎𝖑𝖉𝖎𝖗.
𝕾𝖆𝖉𝖊𝖈𝖊 𝖞𝖎𝖞𝖊𝖈𝖊𝖌𝖎, 𝖘𝖊𝖞𝖆𝖍𝖆𝖙𝖎 𝖞𝖆 𝖉𝖆 𝖘𝖎𝖗𝖙𝖎𝖓𝖎𝖟𝖉𝖆𝖐𝖎 𝖐𝖎𝖞𝖆𝖋𝖊𝖙𝖎 𝖐𝖆𝖘𝖙𝖊𝖙𝖒𝖎𝖞𝖔𝖗𝖉𝖚. 𝕾𝖆𝖞𝖌𝖎𝖉𝖆𝖓 𝖇𝖆𝖍𝖘𝖊𝖉𝖎𝖞𝖔𝖗𝖉𝖚.
"Fable", Adrienne Young'ın aynı adlı iki kitaplık -bir de yan kitabı var sanırım yurt dışında- serisinin ilk kitabı. Bir zamanlar özellikle yurt dışında çok popülerleşen ama Türkiye'de fark ettiğim üzere pek de kendini gösteremeyen bu kitabın rafımda yer aldığını meredeyse unutuyordum ki bu yıl bir şans vermek istedim.
İyi ki de vermişim.
"Fable" hem kurgu hem karakter hem konu seçimi hem de yazarın denizcilik bilgisini konuşturması sonucu benim adıma mükemmele yakın bir kitap oldu ki bunu beklemiyordum. Ayrıca fantastik bir kitap sanıyordum ama pek de öyle değilmiş.
Kısaca bahsedeyim. Fable, ana karakterimiz olan genç kızımızın adı. Dört yıl önce deniz ticaretiyle uğraşan babasının gemisinin batması ve annesinin o kazada ölmesinden sonra yine babası tarafından "sen bu dünyaya ait değilsin" denilerek tabiri caizse itin kopuğun gezdiği bir adaya bırakılmış. Babası Fable'a bir gün bu adadan kurtulup da yanına gelirse ona bir mirası olacağını söylemiş. Fable da yıllarca bunun için tarakçılık yapıp değerli taşlar toplayıp satarak para biriktirmiş. Ona annesinden kalan bir miras var ki bu sayede değerli taşları hissediyor, onları ayırt ediyor, onlarla iletişim kuruyor. Neyse bu Fable'cığımız bir gün bir tekne kaptanına para verip yine denize açılıyor ama onun bir şeyler peşinde olduğundan şüphelenen adam peşinden gelip ona saldırınca Fable'ın adadan kaçması gerekiyor. Peşinde koşan adamdan kaçarken önceden pirit denilen değerli taşlarını sattığı Marigold adlı gemiye rastlıyor ve kendini içeri atıyor. Kaptan West mürettebatının çekincelerine karşı onu yolcu olarak kabul ediyor ve Fable babasına doğru yolculuğa çıkarken adadan da ayrılıyor...
Tabii hiçbir şey bu kadar sığ değil. Sonrasında arkadaşlık ve aşk bağları da kuruluyor ama bunlar biraz yavaş gelişiyor ve koklatılmış gibi kitaba. Muhtemelen Türkiye'de çok tutmama sebebi romantizmi ağır basan bir kitap olmaması. Ayrıca yetişkin içerikler de yok. Aksiyon bakımından da size tırnaklarınızı yedirmiyor ama benim için yeterliydi.
Beni en çok etkileyenler karakterlerin fiziken, duygusal olarak ve zihnen gerçekçi kurgulanışı, kitabın iyi dili ve yazarın denizcilik ve mücevherler üzerine olan bilgisini çok yerli ve iyi kullanışıydı. Gerçekten kaliteli ve iyi bir kitap okuduğumu hissettim. Yanında farklı bir fantastik seriye başlamamış olsaydım bir iki günde rahatlıkla bitirebileceğim, ince de bir kitaptı. Kısa kitapları ve kısa serileri seviyorsanız tavsiye ederim. Kitabın sonu da beklenmedik biterek diğer kitabı okumaya itiyor sizi.
Yine de 10/10'luk değildi belki ama bana öyle hissettirdiği için gönlümden koptu. Herkese değil ama belirli bir kitap alışkanlığı olanlara önerebileceğim bir kitap oldu...