Monsieur Proust, sevgili Marcel Proust’un 8 yıl boyunca hizmetkârlığını yapan Celeste Albaret tarafından yazılmış bir eser. Aynı zamanda yıllarca yeniden basılmasını beklediğim de bir kitap. Kayıp zamanın izinde serisini okuduktan hemen sonra okuma fırsatım olmuş olsaydı paralel olarak bir yorum yapabilirdim. Fakat seriyi 4 yıl önce okudum. Serinin öncesinde veya sonrasında okunabilir. Ama şuna eminim ki seriden sonra okumak kitabı daha duygusal yapacaktır…
Kayıp zamanın izinde serisi nasıl yazıldı? Proust günlerini nasıl geçirirdi? Hastalığı hayatını nasıl etkilerdi? Celeste ile paylaştıkları nelerdi? Gibi bir çok sorunun cevabını buldum. Proust’un kayıp zamanın izinde serisinin basılması için verdiği mücadeleyi okumak, kendisine hayranlık duyan bana; çok tuhaf hissettirdi.
Proust, Celeste ile bir sohbeti sırasında şöyle söylüyor: “Beni okuyacaklar, evet, tüm dünya beni okuyacak. Benim eserlerimin nasıl yayıldığını insanların gözlerinde ve akıllarında görebileceksiniz. Bunu çok iyi hatırlayın, Celeste.” Bu cümleleri okuduktan sonra kitabın içerisine girip “Okudum!” demek istedim. Celeste ile Marcel arasındaki o bağı hissettiğim her an yine kitabın içerisine girip onların sohbetine dahil olmak istedim. Kitabı bitirdikten sonra da Celeste ile en az Proust kadar tanışıp sohbet etmek istedim.
Benim için oldukça duygu yüklü bir okumaydı. Kitabın sonlarında küçük Marcel ile vedalaşır gibiydim. Kayıp zamanın izinde serisini belli aralıklarla okuma planım vardı her zaman. Bu kitap o aralığı kapattı, ikinci kez okuma vaktinin geldiğini hissettirdi. Fakat buna hazır mıyım bilmiyorum. Umarım en kısa zamanda… Celeste AlbaretMarcel Proust