Öncelikle kitabı tercih etme sebebim içeriğinde mikroRNA’lara rastlamış olmamdı. Genel itibariyle moleküler biyolojiyle alakalı popüler bilim kitaplarında sıklıkla rastlamadığımız bir durum bu. Kitap oldukça temel bilgiler içeriyor. Bu nedenle uzmanlaştığım alan olduğundan okurken daha çok “eğer bu konuda bir şey bilmeseydim yazılanları anlayabilir miydim?” şeklinde yaklaştım. Moleküler biyoloji terminolojisinin temel düzeye göre oldukça açıklayıcı olduğunu söyleyebilirim ancak benzeri alanda çalışan arkadaşlarım genelde bu terimlerin İngilizcesini kullandığımızdan Türkçelerini okurken “burada ne demek istiyor?!!” şeklinde bir düşünceye kapılabilirler (keza ben kapıldım).
Birinci Bölüm
Tamamen temel bilgilere odaklanan kısım. Biraz kitabın sunuşunun yapılmasının yanı sıra İnsan Genom Projesi, DNA ve RNA’nın yapıları, prokaryot ve ökaryot canlılar görsel açıdan zengin biçimde açıklanmış.
İkinci Bölüm
Canlıların genom haritalarını neden çıkarıyoruz, PCR, Sanger sekanslama ve yeni nesil dizileme dediğimiz teknikler laboratuvar ortamında hangi mantıkla çalışıyor (tabi ki kitapta anlatılan kadar değil ve üzülerek söylüyorum ki bazı teknikler gelişmeler açısından geri kalmış) anlatılmış.
Üçüncü Bölüm
Genlerin keşfine, alternatif splicing mekanizmasına, biyoinformatik araçlara (BLAST gibi) ve çok az proteomiğe değinilmiş. Daha çok bireyden bireye değişen genlerdeki kopya sayısı ya da inversiyon gibi değişimlerin toplumsal olarak nasıl sonuçlar oluşturduğu gösterilmiş. Yani kopya sayısı analiziyle artık “İzlandalı kadınların DNA yeniden birleşim oranlarını arttırdıklarını ve bilinmeyen sebeplerle, daha fazla çocuk doğurdukları ortaya konmuştur.” gibi bir çıkarımı nasıl yapabileceğimiz açıklanmış.
Dördüncü Bölüm
Ve tabi ki biraz daha İnsan Genom Projesi.. İnsan genomunun yapısı, mitokondriyal DNA ve transpozonlar açıklanmış. ENCODE ve HapMap Projelerine değinilmesi hoşuma gitti. Diğer bir taraftan çöp (junk) olarak nitelendirilen(!) genom kısımlarının çeşitli kanserlerde nasıl etki gösterebileceğinin kısa örneklerle açıklanmasına bayıldım. Diğer bir taraftan “Kanser Genomiği” başlığı tabi ki en büyük dikkatle okuduğum kısım oldu. Kanserde sıklıkla mutasyonuna rastlanan P53 geni detaylıca anlatılmış (ancak sanılmasın ki kanserler sadece bu gen ile ilişkili…).
Beşinci Bölüm
En sevdiğim kısım oldu. Moleküler evrim kısaca oldukça temiz bir anlatımla açıklanmış. Özellikle bu bölümdeki insanlarda genom datalarından elde edilen adaptasyon özelliklerinin global olarak dağılımının gösterildiği harita gerçekten çok hoşuma gitti (s.79). Dünya üzerindeki SNP dağılımları ve endosimbiyoz hipotezi yalın bir dille anlatılmıştı.
Altıncı Bölüm
Bu bölümde özellikle bakteriler ve virüslerin genomik ve transkriptomik açıdan nasıl incelendiği anlatılmış. Metagenomik terimine rastladığım için mutlu olduğumu söyleyebilirim. Ayrıca insan mikrobiyotasının da kısaca ele alınması ve biyolojik olarak patojenlerden korunmak için son yıllarda geliştirilen ya da geliştirilmesi amaçlanan araç ve yöntemlerden kısaca bahsedilmiş.
Yedinci Bölüm
Sentetik biyoloji, CRISPR gibi yeni nesil genom düzenleme araçları ve kişiye özel moleküler tıp alanlarının geleceği okuyucuyu düşündürmeye itecek şekilde dile getirilmiş.
Kaynakça ve Ek Okuma Listesi Bölümü
Kaynakların çoğuna göz gezdirerek ilerledim. Nature, Scientific Reports, Cell ve Cold Spring Harbor Lab Press gibi Q1 düzeyli dergilerde yayınlanan makalelerden derlenerek hazırlanmış olması hoşuma gitti. Ancak sıklıkla Nature üzerinden ilerlediğini söyleyebilirim. Ek okuma listesi bölümünde ise genellikle son 10 yılda yayınlanan popüler bilim kitapları okuyucuya sunulmuş ancak hangileri dilimize kazandırılmış bilemiyorum :)