Muhammed İkbal, Mevlânâ'nın etkisinde kalmış Müslüman bir düşünür. Nietzsche'den etkilendiği de belirtiliyor. Kendisi Mevlânâ gibi kaderciliği inkâr ediyor, insana devamlı çaba göstermeyi tavsiye ediyor. İnsanın kendisinden hareketle Hak'kı idrak etmesini ve bu arada insanın kendisini çok yükseklere çıkarmaması gerektigini belirtiyor. İlâhi aşkı ve muhabbeti kestirme yol olarak görüyor. Eserin içinde münâcat okuyoruz. Ayrıca Muhammed İkbal'in oğlunun adı Câvid ve o, bu eserini oğluna hitap ederken bir nevi manevi anlamda miracını ifade etmeye çalışmış.
Önceden; filozof Hortshorne'nun, Muhammed İkbal'i İslâm'ın panenteist yorumunu yapan bir düşünür olarak gördüğünü okumuştum. Sn. İkbal'in dizelerini okurken insan, filozofun bu düşüncesine hemfikir olabiliyor.
Sonuç olarak tasavvufi olan bu eseri beğenerek okudum.