Beat kuşağının edebiyat cephesindeki en önemli eserlerden biri.
1940'ların sonunda tek başına ya da arkadaşlarıyla yaptığı çılgın yolculukların, o yolculuklarda ve gittiği yerlerde yaşadıklarının hikayesi bu.
Tam anlamıyla çılgın bir roman. kitaba sürekli bir devinim hissi hakim. beat kuşağının anlayışına göre en önemli şey devinim zaten: yerinde durma, sürekli hareket halinde ol, hayata karış, insanlara karış, yollara karış...
kerouac kitapta aslında kendi hikayesini anlatıyor ama buna bir otobiyografi denemez kanımca çünkü kitabın ana kahramanı kendisi değil de daha çok arkadaşı neal cassady. Çılgın bir adam. Hayat enerjisiyle ve coşkuyla dolu biri.
kitabın geneline düzen karşıtlığı, bebop ve türevi siyahi kökenli müzikler, farklılıklara (hatta aşırılıklara) dair hoşgörü sinmiş durumda. bunları çok net ve coşkuyla aktarıyor okuyucuya.
kitapta bolca argo da var. 50'lerde kerouac kitabı yazdığında yayınevleri bu sebeple kitabı basmak istemeyince yazar bu kez kitabı sansürlemiş ve kısaltmış da o şekilde yayınlatabilmiş. kerouac kitabı üç haftada ve rulo kağıda kesintisiz olarak yazmış. Düzeltmeleri sonra yapmış. kitabın yazımındaki bu orjinalliği koruma adına kitap da sanki rulo kağıda basılı gibi hiç bölümlenmeden, paragraf girişi bile verilmeden tek ve dev bir metin şeklinde basılmış. başlarda bu biraz sıkıcı gibi gelse de kitap o kadar akıcı ki kısa süre sonra akıp gittiğini hissediyorsunuz.
İnsanın bebop müzikler dinleyip yollara düşesi geliyor kitabı okurken.