Puan vermedi·94 syf.····Okunma: 17 Temmuz 2024 22:06 Nitelikli çocuk kitapları dendiğinde aklımıza gelen ilk yazarlarımızdan Gülten Dayıoğlu’nun gezi kitaplarından birisini tanıtacağım kısaca. Çocuk ve gençlik edebiyatı yapıtlarını önerirken öykü ve romanın dışında kalan türlerin nitelikli örneklerini de paylaşmayı çok önemsiyorum.
Çocukların farklı ülkeleri ve milletleri tanımalarına, kültürel bakış açısı kazanmalarına, uzak coğrafyalardaki insanların yaşamlarını keşfetmelerine olanak sağlayan gezi kitaplarının sayısı oldukça az. Üç kuşağın yazarı sevgili Gülten Dayıoğlu bu türde 11 kitap yazarak çocuk edebiyatında gezi kitaplarıyla da ön plana çıkmıştır.
Binlerce yıllık geçmişin esintilerini aktarırken ülkemizin tanıtımına ve kültürüne de yer veriyor bu kitap. Çin’de gezdiği şehirleri tanıtırken ülkenin tarihinden, ikliminden, insanların geçim kaynağından, inanışları ve etnik yapısından, bölgenin coğrafi özelliklerinden ve daha pek çok şeyden söz ediyor. Benim dikkatimi çeken notlarım kısaca şöyle:
*Birinci Çin hanedanı TİN sülalesinin ilk imparatoru, Quin Shi Huangdi, ölmeden önce kendisine çok görkemli bir mezar yaptırıyor. Mezarın çevresini gerçek boyda kilden yapılma yedi bin beş yüz asker koruyor. 1974 yılında kuyu bulmak amacıyla bahçesini kazan bir köylünün sayesinde terracotta (kil) askerler denilen imparatorun mezar bekçileri bulunuyor.
*Uzak Doğu’daki diğer ülkelerde olduğu gibi Çin’in başkenti Pekin’de de gökdelen modası yaygın. Bu ülkeler rekoru ele geçirebilmek için kıyasıya bir rekabet içinde.
* Ülkede şehir içinde hız sınırı 50 km ve herkes kurallara özenle uyuyor.
*Caddelerde sel gibi akıp giden bisikletliler ordusu var. Yediden yetmişe herkes pedal çeviriyor.
*Nüfus hızla arttığından halk, otuz kırk metrekarelik dairelerde yaşıyor.
*Çin’de köyden kente, hatta bir kentten diğerine, hele hele başkent Pekin’e göç etmek olanaksız.
*Halkın yaşam biçimi yok gibi. Çünkü haftanın altı günü deli gibi çalışıyorlar. Eğlenceleri TV izlemek, caddeler saat 21’de boşalıyor.
*Genellikle evlerde ısıtma sistemi yok. Havalar aşırı derecede soğuduğunda dumansız bir katı yakıtla evler ısıtılmakta. Bu yakıt çok pahalı olduğu için kilo ile satılıyor.
*Eskiden özellikle soylu Çin kadınları çok küçük ayaklı olmak zorundalarmış. Kız bebekler yürümeye başlar başlamaz anneleri onların ayak eğitimine başlarmış. Minik ayak edinmenin en önemli koşulu ise ayakların her gün belli aralıklarla bandajlanması. Güzellik ve zerafet uğruna yıllarca bu acıya katlanan Çinli kızlar çevrenin beğenisini kazanmak için bu eziyete değmeyeceğini geç de olsa anlamışlar.
*Bol baharatlı ve salçalı Çin yemeklerinde kurbağa, salyangoz, at, eşek, yılan, kedi ve köpek eti de kullanıldığı için yazarımız ve eşi ekmek yerine verilen pirinç haşlaması ile öğün savıp yasemin çayıyla susuzluk gidermeyi tercih etmiş.