Hayatın anlamı eğer onu anlayıp en doğruyu bulmaksa, yürüdüğümüz yolda bizi ukbaya götürecek ipuçları var mıdır? Bana göre yok, eğer yoksa doğruluğun muhtevasını neye göre belirleriz ? Hissettiklerimizin içimizde oluşturduğu o sızı, kalbimizin bir öğüdünden ziyade aklın tükendiğini ve artık kavuşmak için sabırsızlandığı gösteren imge olamaz mı? Yaşamın koluna kelepçe taktık onunla aynı yerde ve onunla beraber daha önce bu yolu yürüyenlerle aynı hisleri taşıyoruz, insan zorluklara katlanamadığında çıkış yolunu geri dönmek sanır, bu ona sıkıntı veren şeylerin kendisiyle beraber gelmesinden ötürüdür ve yanlış yolu değiştirdiğini sanıp geriye yürümektir. Farkettiyseniz geriye gitmek yahut ileri gitmekten bahsediyorum çünkü yol ya ileri gider ya da sen geriye dönersin.. Seçimlerimizi geri anlamayız dediğim gibi onlar bizimle gelir sayfayı silemeyiz, onu cevirerek yok sayarız. Mürekkep nasıl silgiyle silinemezse yaşananlarda değişmez. Bize düşen hayatın bütünsel karakterine karşı durmak yerine sebep ve sonuçların bütünün ulaştıracağı sonuç. Onuda zaten bir an göreceğiz hayatın sırrını müşhade edip, muhakeme edemeden göçüp gideceğiz.