Bir sorunun cevabını aramak
8/10
·208 syf.··
2024 2. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2024 23:03
Virginia Woolf'un okududugum 3 kitabının ardından olay ve karakterlerin daha anlaşılır olduğu bir kitaptı.Virginia'nın kullandığı bilinç akışı tekniği bu kitabında da karakterler arası geçişi kavramayı zorlaştırıyordu.Yinede Dalgalar ve Deniz Feneri kitaplarına göre daha çok bir akış içerisindeydi.Kitap ne anlatıyordu? Mrs. Dalloway'in bir günü ve onunla birlikte Septimus Warren Smith' in bir gününü. Birbirleriyle hiç karşılaşmamış bu iki kişinin yaşadığı aynı gün anlatılıyor. Görünürde ikisinin hikayesine birbirine çok bağımsız ama ikisini birleştiren bir mesele var: Yaşam ve ölüm.Veyahut da yalnızca ölüm.Bunların dışında kitapta farklı konularda var ama ben bugün bunun üzerinde durmak istiyorum.Bu incelemeyi aslında Mrs.Dalloway için değil.Diger okuduğum kitapların da bir incelemesi.Amacım burda yapbozun parçalarını birleştirebilmek. Virginia Woolf'un ilk okuduğum kitabı kendine ait bir odaydı.Onu okurken çok heyecana kapildigimı hissetmiştim. Sheakspear in kız kardeşi, çimlere kadınların basmasının yasak oldugu bir universite o dönemde kadın olmanın ne kadar zor olduğunu düşünmüştüm gerçi bu dönemde de zor olması konusunda değişen bir şey yok.Shaekspearin kız kardeşi dışında yazarlık konusundaki sözleri beni çok etkilemişti.Bir kadının yazar olabilmesi için kendine ait parası ve kendine ait bir odası olmalı diyordu kitapta.Bunu ilk okuduğumda bende ikiside yok diye sinirlenerek cevirmistim sayfayı ama sonrası çok şaşırtıcıydı.Virginia Woolf aksi örnekler vermişti çünkü kağıt alacak paraları olmayan bronte kardeşler vardı ama beni en çok şaşırtan örnek Gurur ve Önyargı 'nın yazarı Jane Austen'ın örneğiydi. O ortak kullanılan bir oturma odasında gizlice yazıyormuş yazılarını hatta biri geldiğinde yazdıklarını örterek saklarmış. Eğer bir kadının yazar olabilmesi için kendine ait bir odaya ihtiyacı varsa jane austen nasıl bir yazar oldu?Bu aksi örneğin verilmiş olması Virginia'nin kendiyle çeliscek bir örnek verdiğini düşünmek oldukça garipti.Kendine ait bir oda neydi o zaman? Bir odayı kendimize ait yapan neydi? Kendine ait bir odadan kastedilen fizikten somut gerçek bir oda mı olmalıydı?Ya kastedilen bu değilse?Ya kendi odamız kimsenin bizi rahatsiz edemeyeceği sadece kendimize ait o yer içimizde bir yerdeyse.Bu olabilir mi? Bilmiyorum.Bu soru hala kafamı kurcalıyor ama Virginia'nin Kendine Ait Bir Odası benim için böyle bir anlam da taşıyor.Bu kitabı bitirdiğimde Virginia Woolf'u merak etmiştim.Umut verici sözler söyleyen biri olduğunu düşünmüştüm.Bu yüzden sanırım bu benim için sarsıcıydı.Onun ceplerine taşlar doldurarak bir nehirde intihar etmesi bu bir şekilde kafama takıldı.Belkide daha önce böyle bir intihar şekli duymadığım içindi belki umudunu herkese verirken kendine neden vermediğini anlayamadığım içindi. O neden intihar etti? Bu soru peşimi hiç bırakmadı. Ruhsal bunalımlar içerisindeydi, bipolar veya manik depresif hastası olduğu için intihar ettiği söyleniyordu.Eşine ölmeden önce bir mektupta bırakmıştı.Butün bunlar yeterli cevaplardı aslında ama ben hala o soruyla karşı karşıyaydım: Neden intihar etti? Bundan sonra okuduğum Dalgalar ,Deniz Feneri ve Mrs.Dalloway hepsi bu sorunun cevabını bulmak içindi aslında.Her kitabı Virginia' nın ölümünden bir parça taşıyordu.Once Dalgalar'ı okudum. 6 arkadaş hepsinin zihninden geçenler yine tek bir gün vardı güneşin doğuşuyla başladı kitap ve güneşin batişiyla bitti.Bu kitapta en çok Rhoda' yı sevmiştim.Su perisi Rhoda.Ne Susan gibiydi ne de Jinny gibi. Kitabın bir bölümünde şöyle diyordu: "Aynada Susan'in omzunun arkasından görünen benim yüzüm - o yüz benim,"dedi Rhoda."Ama saklamak için arkasında başımı eğeceğim çünkü burada değilim.Benim yüzüm yok.Başka insanların yüzleri var; Susanla Jinnynin yüzleri var,onlar buradalar.Onların dünyası gerçek dünya.Kaldırdıkları şeyler ağır.Evet diyorlar;hayır diyorlar;oysa ben değişip bir halden öbürüne geçiyorum ve arada bir saniye için görünüyorum.Onlar bir hizmetiyle karşılaştıklarında kadın onlara gülmeden bakıyor.Ama bana gülüyor.Kendileriyle konuşulduğunu ne söyleneceğini biliyor onlar.Öbür insanlar bir şey yaptıklarında benim önce bakıp, sonra da onların yaptıklarını yapmam gerekirken, onlar gerçekten gülüyor, gerçekten kızıyorlar. Dalgalar-syf31 Rhoda diğerlerini anlayamayan bir karakter kendini bile anlayamadığını düşünüyor.Anlayamadiği için bir taklit halinde olduğunu söylüyor.Ne yapacağını bilmez halinin karşılaştığı herhangi bir hizmetli tarafından bile farkedilebilir olduğunu düşündüğünü görüyoruz. Kitabın devamında Rhoda intihar ediyor. Ama Virginia'nin bu kitabında intihar eden tek kişi o değil. Bernand diye bir karakter daha var.Onunla ilgili hatırladığım kısım ölüme karşı koyma düşüncesiydi. Ölümün onu istediği zaman almasındansa o ölüme karşı meydan okudu onun isteği dışında ölerek. Dalgalara doğru yürüdü ve kitabın sonunda: "Dalgalar kıyıda kırıldı." Bu basit cümleyle sona erdi.Ölüme karşı meydan okumasını oldukça saçma olduğunu düşünmüştüm çünkü kendi karar verdiği ölüm yine ölümün kararıdır zaten.Meydan okunan bir şey yoktu.Dalgalarda kaybolup giden biri vardı.Çokmüs omuzlarla meydan okuyan bir savaşçı değildi Bernand bir idam mahkumuydu.Kitabin son cümlesi bu kez aklıma takılmıştı:"Dalgalar kıyıda kırıldı" Denizi hiç görmemiştim bile bir dalga kıyıda nasıl kırılırdı? Bir şekilde denizi görmeyi çok istiyordum bir hayal gibiydi bir bakıma. Sonra denizi gördüm.Bir dalga nasıl kırılırdı ama? Öyle hevesliydimki denizi görmek için oysa onu görünce nefret ettim.Ona baktığımda Virginia'yı Bernand'ı hatta Martin Eden'ı gördüm.Hepsi sanki sürekli gözümün önünde boğuluyordu. Uzaklaştım ordan kaçarcasına uzaklaştım. Yine de denizi saklamak mümkün değildi.Sahili bir şekilde görüyorsunuz işte. Virginiayla arkadaş olduğum mektuplar yazdım.Onun ceplerinden taşları çıkarıp nehirde elimi uzattığım bir hikaye yazdım ama o hikayede bile bana bazı gerçekleri değiştiremeyecegimi söyledi ve orda bile intihar etti. Soruma hala cevap bulamamıştım. Dalgaların ardından Deniz Fenerini okudum.Deniz Feneri, bir aileyi anlatıyordu.Bir aile ve onun dostlarının geldiği bir akşam yemeğinde başlıyodu kitap sonra o günün ardından yıllar sonra olanları görüyorduk.Mrs.Ramsay'in ölümünü ve onun ardından ailenin parçalanmasını evin sessizleşmesini görüyorduk.Ama burda olay tek bir günle bilmiyordu.Bir Deniz Feneri tablosunun bitmesiyle bitiyordu.Bu sefer bir intihar yoktu ama yine bir ölüm vardı ve bu sefer ölümün geride kalanları bırakışı vardı. Kimi yerinde Dalgaları okuduğumu hissettiğim bir kitaptı.Bu yüzden "Dalgalar kıyıda kırıldı" Hala buna takılmış durumdaydım. Şimdiyse son olarak Mrs.Dalloway'i okudum. Burda Clarissa vardı ve evlendikten sonra Bayan Dollaway.Kitapta yine tek bir gün vardı ama tek bir günün ardında yıllar vardı arkadaşlık aşk, savaş ve bir ölüm; bir intihar vardı. Yine bir intihar. İntihar eden Clarissa değildi ama onunla hiç karsılaşmadığı Septimus Warren Smith'ti. O savaşa gidip gelmişti bir çok ölüm görmüştü savaştan ilk geldiğinde iyiydi.İtalyan bir kızla evlenip ingiltereye geldi.Her şey normaldi ama yıllar geçtikce delirdi septimus komutanı Evans'ın sesini ve diğer ölüleri görüyordu.En sonunda camdan atladı demir çubuklara saplanmıştı sanırım. Clarissa partisine gelen doktordan bu adamın ölümünü duydu.İşte tek karşılaşmaları buydu ölümle ve clarissan'nın düşünceleriyle karşılaştık. "Genç adam kendini öldürmüştü; fakat Clarissa ona acımıyordu; saat saat başını, biri, ikiyi, üçü vururken, tüm bunlar olurken acımıyordu o adama. Karşıda! Işığını söndürmüştü yaşlı kadın. Tüm bunlar olurken, diye tekrarladı, bütün ev karanlığa gömüldü ve kelimeler aklına düşmeye başladı. Korkma artık güneşin yakışından. Davetlilerin yanlarına dönmeliydi. Ne kadar olağandışı bir geceydi! Bir şekilde kendini ona benzetti- intihar eden genç adama..." Sorunun cevabına gelince bulmaktan vazgeçtim çünkü intihar eden birini anlamaya çalışmak anlamaya çalışan kişiyi de hasta etmeye başlıyor artık delireceğinden korkuyor insan. "Dalgalar kıyıda kırıldı" Bu cümleyi geride bırakmaya karar verdim.
Edebiyat
Mrs. DallowayVirginia Woolf · Turkuvaz Kitap Yayınları · 20195,9bin okunma
·
1 +1'leme
·
232 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.