Uzun süredir elimdeydi bu kitap. Kendisinden önce namıyla tanışmıştım zaten. Hakkında filmler, animasyonlar pek çok alıntılar yapılmış bu eser benim için de özel bir zamanda elimin gittiği eser olmasını sağladı. Bu kadar sevilmeyi ve tekrar tekrar gündemde olmayı çok fazla hak ettiğini o zaman anladım.
Ben de yaş aldıkça hayal gücümün nasıl köreldiğini gözlemliyordum kendi üzerimde. Dünya üzerindeki kötülüklerle baş edemeyince nasıl da içerlemiş ve sıkkınlaşmışım. Üreticiliğim kaybolmuş, bir fil yutan boa yılanını bile tanıyamaz hale gelmiş ve kardeşlerime kayda değer şeyler yapmaları gerektiği yönde öğütler verir olmuşum. Oysa küçükken ne hayaller kurardım.. Resim yarışmalarında birinci olur, şarkı festivallerine katılır, tüm gün lunaparkta koşturur ve tüm oyuncaklarla oynardım. En korkusuz, en cesur ama en neşeli olan da bendim.
Pilotumuz pilot olmuş olmasına ama kendi küçüklüğünü hiçbir zaman unutmamış. Hatta bir gün başka bir silüette de olsa onunla arkadaşlık etmiş. Yazarımız bu ikiliyi öyle tatlı tanımlamış ki bir çocuğun istediğini elde edene kadar olan inatçılığına karşın bir yetişkinin sürekli tehlikeye açık tavırları ve koruma iç güdüsü bize çok güzel geçiyor. Yabancı değil ikiside. Özellikle yirmilerinizdeyseniz ve hayat size artık büyüdün diyorsa. Ve bir çocuğun gözünde açgözlülüğü, kibri ve perişanlığı anlatabilmek ve hissettirebilmek kolay iş değil. En hoşuma giden ayrıntıysa çocuk da olsa gülüne ve gezegenine verdiği değer. Yanardağlarını bile önemseyen ve dikkatlice hepsiyle ilgilenen bir çocuk bize o kadar çok şey öğretebilir ki.. Bizlerse büyüdükçe bencilleşmenin pençesinden kurtulamıyoruz. Anneler ve babalar çocuklarından hep beklenti içinde olurlar, eleştirir dururlar. İleride kıdemlileri iyi bir çalışan olmaları gerektiğini söyleyip dururlar. Kendi olamadan yetişkin olup kendi büyüklerine dönüşür çocuklar. Oysa bu dünya onlara kalsaydı yemyeşil ve masmavi parlardı ırmaklar, ovalar...
Küçük Prens
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015280bin okunma