"Bir köpeği sevmekle başlayacak her şey."
Böyle karşılıyor dergi sizi, gündeme dem vururcasına... Hayvan sahipleri köpeklerinin hayatlarına kattıklarını anlatıyor: Dobby, Susam, Ruhi, Marla...
... seni görmek, seninle yeniden karşılaşmak nasıl derler, "kısmet değilmiş." (s. 3)
William Shakespeare çıkıyor yine olduk olmadık yerden karşımıza, "Arama boşuna bulunmak istemeyeni." Ne kadar haklı değil mi? Hep olduğu gibi... Başka bir şey yoktu ki hayatında, dersler dersler dersler... Günümüz gençlerinin hayat hikayesi. Mutlu sonla bitiyorsa ne ala ama görülüyor ki o da bir muamma. Tiyatrodan söz açıyor Emrah Akbaş, daha bugün yitirdiğimiz Genco Erkal geliyor aklıma, hafif bir hüzün düşüyor gönlüme o güzel insanların birer birer gidişiyle...
Sıcaktan bunalıyorum bir taraftan yazarken. "Küresel ısınma değil de küresel kavrulma mı desek," diyerek ateşe körükle gidiyor Aslı Alpar. "Üzüntü bazen bitmeyen sarp bir yolculuk." Sokakların sesinden bahsediyor ce Cem Davran, "Köksüz kaldım diye üzülme, bir gün hepimiz o taşların arasından yeşereceğiz yeniden." Baharlar hep eksiktir diyen Mehmet Aslantuğ veda ediyor dergiye:
"Elveda
Gelen yaz
Giden kış
Eksik bahar..."
Geçici bir veda bu,
En azından her vedada öyle umut edilmez mi?
"Ulan teker teker gel be hayat!" (s. 16)
Yaz sayısı olur da Olimpiyatlardan bahsetmemek olur mu? Sözü Yekta Kopan alıyor, 1924'ten itibaren... Ve ardından Kitap Kafası, Ayşe Kulin'in sözüyle: "Sonumuzu bilerek yaşasak, her gün ölürdük herhalde. Oysa en ümitsiz hasta dahi küçük bir umutla yaşıyor yüreğinde." Ne çok kitap tanıtılıyor, birbirinden anlamlı: Adı Aylin, Nefes Nefese, Veda, Sevdalinka... Bunlar okuduklarım tabii ama bir tanesini ekledim bile listeme: 4 Gün 3 Gece Ve Teoman'ın bir kitabıyla son buluyor tanıtımlar: Sayın Bay Rock Yıldızı.
"Hayat sana istediğini vermiyorsa belki de daha iyisini vereceği içindir."
Öyle midir?
Mehmet Aslantuğ'a özendim sanırım. Ben de okuyucusu olarak dergiye bir süre ara vermek istiyorum. Kim bilir, belki bir gün yeniden kesişir yolumuz ve merhabalar alır elvedaların yerini. O güne kadar hoşça kalın sevgili Kafa okurları!