·64 syf.··Beğendi
···Okunma: 23 Mayıs 2023 08:26 Kronik Kitap tarafından 2021 yılı Aralık ayında basılan 64 sayfalık kitap Mehmet Akif Koç tarafından tercüme edilmiş. Kitap, Osprey’in standart formatında ve bir çizginin altına düşmeyen kalitesi ile okuyucuya sunulmuş. İçerik bakımından, standart bir bölümlendirme ile “Giriş, Gençlik Yılları, Askerlik Yaşamı, Kader Saati, Rakip Komutanlar, Komutanın Zihninde, Kelimelerde Bir Hayat, Bibliyografya, Sözlük ve Dizin” bölümlerine ayrılmış. Yayınevinin Dünya tarihine damgasını vurmuş komutanları tüm yönleriyle tanıtmaya çalışan “Büyük Komutanlar Serisi”’nin onuncu kitabının aktörü Georgiy Jukov olmuş. Hayatı ve katıldığı savaşlar anlatılırken 5 harita, 3 resim ve çok sayıda fotoğrafa yer verilmiş.
Genelde kitapların “Giriş” bölümü, içerik hakkında genel bir bilgi verir. Bundan dolayı da hızla geçilir. Ancak, bu eserin “giriş” bölümü 2. D.S. Doğu Cephesi “grand strategy”’sini anafikir bazında çok iyi özetlediğinden, sindirerek okumanızı tavsiye ederim. Bu bağlamda Jukov’un hayatını da çok iyi derlemiş. Mümkün olsa, ilk defa bir kitap incelemesi için, kitabın bir bölümünü, “Giriş”, buraya kopyalardım.
Kitabı okudukça, tarihe damgasını vurmuş insanların hayatlarında “şans” faktörünün ne kadar önemli olduğunu anlıyorsunuz. Hele Jukov gibi, 1. D.S., Rus devrimi, iki büyük savaş arası dönem ve 2.D.S. gibi bir zaman kesitinde yaşarsanız. 1.D.S. ile başlayan “askerlik hayatı” o kadar çok iniş çıkışlarla dolu ki, insan nasıl hayatta kaldığına şaşırıyor. Bir de o dönemin devrim sonrası Rusya’sındaki kargaşayı hayal etmeye... Hem 1.D.S. hem de Rus İç savaşı esnasında birden fazla kere yaralanıp hastalanması onun açısından hem hayatta kalması hem de kariyeri açısından bir şans olmuş. Cümle kendi içinde bir paradoks gibi görünse de özellikle Stalin iktidara geçtikten sonra, bazı mevkilerde olmamak ya da bazı gelişimleri desteklememek Jukov’un hayatta kalmasını sağlamış.
Karakter özellikleri arasında yer alan acımasızlık, hayatta kalma içgüdüsü, oportünistlik, başkalarının üstüne basarak yükselmek gibi bir çok olumsuz nitelik yaşadığı dönemlerin olmazsa olmazı maalesef. İnsanları yargılamak yerine yaşadıkları dönemi anlamaya çalışmak daha akılcı bir yöntemdir.
“Askeri Yaşamı” başlıklı bölümünde gözüme çarpan önemli bir nokta, Jukov Rus İç Savaşı esnasında daha önce eğitimini aldığı süvari sınıfında görev yapıyor; ancak ne düzenli ordulara karşı savaşıyor ne de karargâh görevinde bulunuyor. Kızıl ordu hizmetine başladıktan sonra da ilk defa 1929 yılında, yani 33 yaşında kurmay eğitimi almaya başlaması konuyu daha da ilginç bir hale getiriyor. Geç sayılabilecek bir yaşta ve hiç karargah görevi yapmadan başladığı kurmaylık kademesinde, ayrıntılı planlama ve farklı sınıfları birbiri ile koordine etme konusunda kendisini göstermiş ve 2.D.S.’da da kanıtlamış.
2.D.S. dönemi doğal olarak 45 sayfa ile en uzun bölüm olmuş. Moğolistan sınırında Japon İmparatorluk Ordusuna karşı kazandığı zaferle başlayan yükselişi Barbarossa Harekâtı’nın başlayışı ile devam ediyor. Özellikle başlangıç sürecinde, Rus-Fin Savaşı’nda komuta üstlenmeyişi onu “Büyük Temizlik”’den koruduğu gibi, Hitler’in neredeyse “ikincil hedef” gibi gördüğü Leningrad cephesine atanışı da diğer bir şansı olmuş. Sonrası ise, her askeri tarih meraklısının bildiği bir hayat öyküsüdür. Başarıları onu neredeyse bir efsane konumuna getirdiğinden savaş sonrası dönemde Stalin'in tarafından sistematik olarak arka plana itilmiş, idamdan kurtulsa bile uzak bölgelerde küçük görevlere sürgün edilmişti. Stalin'in ölümü konumu iyileşse bile, politik ve sosyal mevkisi her başkanın yaklaşımına göre değişen Jukov otobiyografisini bile bir kaç defa değiştirmek zorunda kalmıştı.
Özellikle “Komutanın Zihninde” ve “Kelimelerde bir hayat” bölümleri sadece Jukov’un biyografisi değil, aynı zamanda Stalin dönemi ve genel hatlarıyla komünist sistem hakkında da ilginç fikirler veriyor. Her iki bölümden, tartışma yaratabilecek, birer hatta birden fazla kitap çıkabilir.
Kronik Kitap’ın yayınladığı tüm eserlerde olduğu gibi tercüme, belli bir seviyenin üstünde, genç okuyucular ısrarla kullanılan bazı terimler için google amcaya başvumak zorunda kalabilirler.
Sadece askeri tarih okurlarına hitap eden eser, dilimize kazandırılmış olan Geoffrey Roberts'ın Jukov biyografisi ile karşılaştırılmamalıdır. Daha çok geniş kapsamlı bir giriş eserdir.