KOCAMAN YÜREKLİ ZEZE
8/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2024 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2024 15:43
Kimi kitapları okursunuz ya hani siz de iz bırakır Şeker Portakalı'da o kitaplardan bir tanesi. Uzun zamandır okumayı düşündüğüm ama bir türlü okuyamadığım, okuduktan sonra ise neden bu kadar geç kaldığımı düşünüp kendime kızdığım nadide eserlerden biri olan Şeker Portakalı incelememe başlayayım: Zezê'yi tanıyıp da üzülmemek mümkün mü? Çocukluğu ablasından, babasından, annesinden dayak yiyerek geçmiş ve sürekli haylaz olarak görülen küçük yaşına rağmen ne kadar zeki olsa da ne kadar büyük meseleler üzerine düşünse de bu zekası ev ahalisi tarafından görülmeyen bir çocuk. Zezê daha 5 yaşında okula gitmeden kendi başına okumayı öğrenmiştir. Yazarımız José Mauro de Vasconcelos da 5 yaşında okula gitmeden okumayı öğrenmiştir. Yazarımız bir nevi kendi hayatını, çocukluğunu, acılarını anlatmış gibi görünüyor. Zezê evde sadece Gloriá ile anlaşmaktadır. Ve yeni taşındıkları yerde şeker Portakalı (Minguinho) adında bir sırdaşı olur. Zezê okulda oldukça başarılıdır. Zezê okula başladıktan sonra öğretmeni tarafından çok sevilir. Dışarıda sokak şarkıcılarının ezgilerini dinlemeyi çok sever. Ve kendisinden oldukça büyük Portego ile arkadaş olur. Portego Zeze'ye çok iyi davranmaktadır; birlikte gezerler, dolaşırlar, dertleşirler. Portego'ya evde yediği dayakları anlatmaktadır. Kendi küçük yüreği kocaman bir çocuktur Zezê. Kimi zaman kendini suçlu da bulmaktadır ama bir keresinde babasından yediği dayak artık canına tak etmiştir çünkü zeze bu son yediği dayakta masumdur. Ve kendini tren raylarına atıp intihar etmeyi düşünmektedir. Portego ise çok korkmuştur artık onu bu kararından vazgeçirmiştir ama yine de içinde bir korku vardır tren geçtikten sonra gece yarısı eve dönmektedir bir gün okula gittiğinde sınıfa geç gelen bir arkadaşı tren raylarında bir kaza olduğunu Portekizli adamın arabasının paramparça olduğunu söyler. Zezê çok korkarak, üzülerek okuldan kaçar ve olayın olduğu yere gitmek ister ama bir adam onu yolda tutar ve Portego'nun durumunun iyi olduğunu söyler daha sonrasında orada bir ağaca oturur ve ağaç ona Portego'nun öldüğünü söyler. Zezé kendinde değildir, uzun zamandır sevdiği, gezdiği sırdaşı artık gökyüzüne uçmuştur. Zezé bu olaydan sonra uzun bir süre hasta olur ve hiçbir şey yemeden içmeden yatağa mahkum olur. Sonrasında ise yavaş yavaş artık iyileşmeye başlar ama bir türlü Portego'yu aklından çıkaramaz, onu unutamaz zaten nasıl unutsun ki... Portego'yu babasından daha çok sevmektedir. Bir keresinde ben babamı öldüreceğim diyor. Portego insan babasını hiç öldürür mü der. Zezé öyle öldürmek değil içimde ona yer vermeyeceğim, umursamayacağım der. Burada bir küçük çocuğun hayal dünyası ne kadar geniş olduğu acılarının ne kadar büyük olduğu ümitlerinin ne kadar sonsuz olduğunu bir kez daha görüyoruz. Ben de iki çocuk babası olarak bu kitabın gerçekten bana birçok şey kattığını düşünüyorum iyi ki okumuşum ama çok da geç kaldım....
1000Kitap
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,2bin okunma
·
49 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.