Beş bilimkurgu öyküsünün yer aldığı kitap, Nassim Nicholas Tales'in kitabından bir sözcükle ifade edilmeyen şeylerin var olduğunu anlatan bir alıntıyla başlıyor. Dilsel kavrama yeteneğimizin sınırlarını sorgulayacağını söylüyor kitap bize bu alıntıyla. Peki acaba öyküler bu bağlama oturuyor mu? Gelin birlikte bakalım.
Geçmişotu: Öykü gündelik hayattan bir sahneyle başlar. Baş karakter köye, sekerattaki dedesini son kez görmeye gider. Yerinde betimlemelerle köy havasını okurun da soluduğu öykü, dedenin torununa siyah deri kaplı bir defteri tarif etmesiyle yön değiştirir. Bu defterde dede, "geçmişotu" etkisindeki deneyimlerini not almıştır. Geçmişotu geçmişe götüren bitkisel bir reçetedir. Bunun üzerine torun da bu tarifi denemek ister. Kısa sekanslar halinde dedenin ve torunun yaşadıklarının verilmesi öyküyü sürükleyici hale getiriyor. Ne olacak, neler yaşayacak diye merak ediyorsunuz. Fakat sonunda beklemediğiniz bir şey oluyor.
Astronot Şair Çalışıyor: Mekân isimlerinin ve diyalogların mizahiliğiyle duygusal bir gidişatı bir arada taşıyan bir öykü. Güldürüp hüzünlendiren cinsten. Tam bir şiir tutkunu ve uzay fakültesi mezunu olan Oktay, bir astronot olarak Mars'a gidecek olan Türk ekibine dahil olur. Geminin kalkışı esnasında yaşanan olaylar sırasında Oktay not defterine ilham gelen dizeleri not almaktadır. O güne dek yıllardır şiir yazmış olsa da yayınlamamıştır fakat uzay gemisinde yazdığı şiir bir anlama kavuşur.
İkili Turing Testi: Öykü, E(Erkek) ve K(Kadın)ın yazışması şeklindedir. Öykü adından da anlaşılabileceği üzere E ve K, aslında birer yapay zekâdır. Klasik Turing testi bir insan ve robot (yapay zekâ) ile yapılırken ikili Turing testinde iki tarafın da diyalogları incelenmektedir. Bu iki dijital bilinç personalarını, güven ve önyargı kavramlarını, girdikleri sınavı, ve bilinç kavramının sınırlarını tartışırlar.
Üç Süperler: Bu öyküde Powerpuff Girls'e taş çıkarırcasına psişik yeteneklere sahip olan üçüz kız çocukları vardır. Paranormal çocukları tespit edip eğitim veren bir kurum, kızları kuruma almak için babalarını ikna etmeye çalışır. Ne var ki kızların yetenekleri, kurumdakilerin kötü niyetli olduğunu ortaya çıkaracaktır. Çizgi film tadındaki bu öykünün sonunda dördüncü duvarı yıkarak finali bağlamış ve yerli yazarları küçümseyen okurlara da taş atmış.
Robotlar İçin Eğlence Parkı: Robotların eğlenceye ihtiyacı olduğunu hiç düşündünüz mü? Rusya'da geçen bu öyküde yol yapımında, belediyede, evlerde vs. hayatın her alanında köle misali çalıştırılan robotlar vardır. İşin garibi elektrikli değil benzinli oldukları için ciddi bir çevre kirliliği de vardır. Bu detayın belirtilme sebebi sanırsam insanların duyarsızlığını göstermektir. Evet, çoğu insan duyarsızdır, bir mahalle muhtarı hariç. Muhtar robotlar için bir eğlence parkı yapmaya karar verir ve bunu gereksiz bulan bir mahalle sakiniyle tartışır.
Polat Onat'ın öykü tarzında yöresel unsurlar baskındır. Öykü, atıyorum, beş yüz yıl gelecekte de geçse klasik Türk aile yapısı vardır ve karakterler bir köyde ya da kasabada yaşıyor gibi konuşur. Bu tarz bazı öykülere yakışırken bazılarına fazla karikatürvari bir hava kazandırmaktadır. Öyküler ortalamaydı ve keyifle okunabilirdi. Kitabın başındaki alıntıyla bağlantısını ise kuramadım. Sanki alıntı oraya sırf konmak için konulmuştu.