Puan vermedi·355 syf.····Okunma: 03 Ağustos 2024 21:28 Kitap bana yıllar evvel izlediğim 'Hotel Rwanda' filmini anımsattı. Irkçılık, ötekileştirme, dışlama... Hâlâ hemen her millette sık sık karşılaştığımız duygu durumları yani. Kitap 1960'ların Amerikası'nda siyahilerin dışlanışını anlatıyor. Kitabı okurken; sözde varlıkların en akıllısı olan 'insan varlığı' nasıl olurda seçimi kendi elinde olmayan, tamamen külli iradeye bağlı olan ten renginden dolayı kendisiyle aynı özelliklere sahip bir başka insan varlığını dışlar? Dilinden, ırkından, renginden dolayı insan insanı neden ötekileştirir? Böyle bir lüksü kendinde nasıl bulurki? gibi sözde soruları sorarken buluyorsunuz kendinizi.
Kitap 9 yaşında bir kız çocuğunun gözünden anlatılıyor. Bir bölümde çocuk: "iyi de ama neden siyahilerin ve beyazların kiliseleri ayrı ayrı? Hepimiz aynı tanrıya inanmıyor muyuz?" diye soruyor. Irkçılığın mantık dışı bir olgu olduğunu bir çocuğun hafsalasından yetişkinlere örnek göstermiş oluyor.
İki bölümden oluşan 357 sayfalık kitabın asıl konusunu ikinci bölümden itibaren daha rahat anlamaya başlıyorsunuz. Benim için ilerlemekte güçlük çektiğim, çoğu zaman sıkıldığım ancak konusu itibariyle dikkatimi çeken bir romandı. Belki de zaten bir solukta okumak için değil; sorgulayarak, eleştirerek, sindirerek yavaş yavaş okunması gerekiyordu. Konusu itibariyle hâlâ güncelliğini koruyan bu kitabı ırkçı olsun olmasın her milletin okumasını tavsiye ediyorum.