·464 syf.··Beğendi
···Okunma: 13 Temmuz 2024 01:17 Selam kitap dostlarım
Alaska'ya Giderken i ilk çıktığı zamanlarda almıştım. (Yani bir yıl önce ) Alırken seri olduğunu biliyordum fakat açıkçası öyle içeriğini falan araştırmamıştım. Neyse bu ay alıpta okumadığım bu tarz kitaplara öncelik vermiştim. Arada bunu da okudum. Öncelikle kitabın #slowburn olduğunu belirteyim. Öyle yükselmeler falan beklemeyin. Arada minik kıpırtılar olsa da durağan ilerleyen bir kitap. Fakat buna rağmen güldüren de bir kitap. Gökyüzü kovboyu Jonah ve esas kızımız Calla'nın atışmaları Calla ile aynı acıları yaşadığım için hıçkıra hıçkıra, gözlerim görmeyene kadar ağladığım bir bölümde vardı. (O da, babasının akciğer kanseri yüzünden gözlerinin önünde acı çekerek tükenişini ve gidişini yaşadı.)
Dediğim gibi kitap durağandı ama okuru kendine bağlayan da bir tılsımı var gibiydi. Farkında bile olmadan kitabı sevdiğimi hissettim. Bittikten sonra çok ağladığım için uzunca bir süre de kendime gelemedim devam kitabını merakla bekliyorum.
Seri üç kitap birde novelladan oluşuyormuş. Novella ikinci kitaptan sonra buçuk olarak çıkacak. 3. kitap ise yan karakterlerden veteriner olan Marie 'yi anlatıyormuş. Ne zamana çıkar onu hiiiç bilmiyoruz tabi.
İki yaşındayken anne ve babası ayrılan Calla aradan yıllar geçtikten sonra babasının kansere yakalandığını ve çok geç olmadan gelip onu görmesini söyleyen bir mesaj alır. Hiç bilmediği Alaska'nın ücra bir köşesine yolculuk yapmak ve neredeyse hiç tanımadığı babasıyla bir araya gelmek Calla'yı tedirgin etse de bu yolculuğa çıkar. Babasıyla geçireceği bir hafta ,oraya alıştıkça ve babasının hastalığının son aşamaya gelmesiyle daha da uzar. Ve artık babası göçüp gittikten sonra bile eski hayatına dönmek daha da zordur. Çünkü kalbi artık oraya aittir. Ve de Jonah'a.