Merhaba arkadaşlar,
O, hayatın çirkin fakat gerçek sahnelerini, insanlığın yaşadığı acıların ve gülünç hallerini dikkat çeken noktalarını büyük bir yetkinlikle sayfalara aktarır. İyi gözlem yapar, inceler, düşünür, hisseder ve sonra da derin, samimi ve olabildiği kadar tarafsız anlatır diye tanıtmıştı Selahattin Enis,in edebiyatçı dostu olan Şahabettin Süleyman.
Evet kitaba başlamamdaki sebep dikkatimi çeken bu tanıtım cümleleri olmuştu.
Yazarın 13 hikayeden oluşan kitabı "Bataklık Çiçeği'nin"temel konusu ezilmiş, toplumdan dışlanmış ve dışarıda görüp görmemezlikten geldiğimiz insanları açık ve anlaşılır bir dille bizlere aktarır.
Şunu belirtmeden geçmek istemiyorum hiçbir kitap beni bu kadar rahatsız etmemişti çünkü 13 hikayeden oluşan kitap sanki sadece kadınları kötülemek üzerine yazılmış gibi.
Ki yazar kitabın sonunda dünyadaki savaşların, yaşanan açlığın, sefaletin sebeplerini de kadına bağlıyor.
Açık ve anlaşılır bir dilin yanında argo ve küfürlerin, bel altı cümlelerin sansürsüz bir şekilde aktarılması ve betimlemenin bu kadar güçlü olması bir yerden sonra insanı gerçekten kitaptan soğutan bir şey oluyor.(En azından benim için öyle oldu)
Okuyacak olanlar bunun bilincinde olup okurlarsa daha sağlıklı olur.
Keyifli okumalar. Salahaddin EnisBataklık Çiçeği