Andre Gide, bu romanı Fransız edebiyatının şaheseri olarak nitelendirmiş. Kendisini çok sevmesem de bu görüşüne katılmamak olmazdı. Aragon’un 22 yaşında yazdığı roman başlı başına bir şaheser. Aşka, hayata, sanata ve insanoğlunun zayıflıklarına dair oldukça güzel tespitler ve hikayeler içeren bir kitap. Üstelik kitabın kahramanları oldukça tanıdık ve meşhur kişiler. Arthur Rimbaud ile başlayan hikayeye Picassso, Breton, Paul Valery hatta Charlie Chaplin bile eşlik ediyor (tabi takma isimlerle). Yalnız Aragon’un işlediği Charlie Chaplin karakteri bana biraz garip geldi. Kahramanımıza Neden böyle tavırlar yakıştırdığını kendisine sorabilmek isterdim.. Louis Aragon un romancılığı, şairliğinden aşağı kalır değilmiş. Bu kadar iyi olmasını beklemiyordum.
severek okunacak bir kitap. Umarım yakın zamanda yeni basımları çıkarılır. Zor bulunan bir kitap olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğim..