·258 syf.····Okunma: 05 Ağustos 2024 21:54 Merhabalarrrr, uzun bir aradan sonra tekrar inceleme yazmaya karar verdim. Aslında bu incelemeleri kendim için yazıyorum çünkü bilirsinizki çoğu okur okuduğu kitapları unutmaktan yakınır ve bende bu şekilde kitabı zihnimde daha canlı tutabiliyorum.
Beyaz Diş, çocukluğumun kitabıdır. Çocukken okuduğumu ve çok sevdiğimi hatırlıyorum fakat içeriğini hatırlayamadığım için ilk kez okuyor duygusuyla olayları merak edip sayfaların içinde sürüklenirken buldum kendimi.
Beyaz Diş, 3 ana saftan oluşuyor. İlk safta Bill ve Henry kuzey kutbunda yaşam mücadelesini kurtlarla verirken kurtlarında açlıkla bir savaş halinde olduğunu ve kendimizi kurtlardan korkarken buluyoruz. Ve bu durumu şu alıntıyla daha netleştirmek istiyorum:
" Issız hayat, hareketi sevmez. Hayat buna karşıdır, çünkü hayat hareket demektir. Issız hayat ise hareketi yok etmek ister hep. Denize koşmasın diye suyu dondurur, kalplerine kadar buz gibi olana dek ağaçların özsuyunu çeker alır. Ancak Issız Diyarın en beter zalimliği eziyet ederek, ezerek insana boyun eğdirmesidir; insan ki hayatı en kıpır kıpır yaşayan ve hareket sonunda mutlaka nihayete erecektir hükmüne her daim başkaldırandır."
İlk safta insanlara saldıran Dişi Kurt ve sürüsünün mücadelesini ikinci safta görüyoruz. Dişisini etkilemek için erkek kurtların ölümüne savaşmasını ve sürüyü dağıtarak tek başlarına hayatta kalmaya çalışmasını gözlemliyoruz.
Üçüncü safta Dişi Kurt' un yavrusu Beyaz Dişin hikayesi başlıyor. En çok keyif aldığım kısımdı. Beyaz Dişin bebekliğinden yetişkin bir kurt olana kadar yaşadığı tüm serüvenin içinde Beyaz Dişe eşlik ederken buluyoruz kendimizi.
Beyaz Dişin Dünyayı keşfederken kendini bulması ile Vahşi Hayatta " YA YERSİN YA DA YEM OLURSUN" yasasını benimsemesini ve daha sonra insanoğluyla tanışıp onların hareketsiz nesneleri de harekete geçirmesinden ve ellerindeki gücü fark ettiği zaman onları tanrılaştırması ile bağımsızlığını kaybederek onların buyrukları altına girer. İnsanoğlunun kendini beslemesini ve bunun karşılığında sahibini ve mallarını koruması gerektiğini öğrenmiştir.
Yer yer insanoğlunun zalimliğini, kendi türünün zalimliğini görür ve herkesten her şeyden nefret etmeye başlar.
"Hayatının malzemesi olan kalıtımı, hamura benzetilebilirdi. Birçok olasılığa açık, bir sürü kalıba girebilen bir malzemeydi. Ona belli bir şekil verense çevreydi."
Çevre nasıl insanoğlunun karakterinde önemli bir unsursa bu durum Beyaz Diş için de geçerliydi.
Köpekler tarafından sevilmemesi yüzünden onlarla sürekli bir savaş içinde olduğunu ve stratejik hamlelerle onları alt etmesi Güzel Smith tarafından fark edilir ve Beyaz Dişi asıl sahibi olan Boz Kunduzdan satın alır ve kendi çıkarı için kullanırken insanlığın zalimliğine şahit oluyoruz.
"İçinde yaşadığı dünyayı ayrıntılarıyla tanımıştı artık. Soğuk ve maddiyatçı bir bakış açısı vardı. Onun gördüğü dünya, vahşi ve zalimdi; herhangi bir sıcaklık barındırmayan; sevmelere, okşamalara, şefkate ve ruhların ışıltılı yumuşaklığına yer vermeyen bir dünyaydı."
Beyaz Diş, kendi türünün en vahşi ve en güçlüsüyken Scott onu bu hayattan kurtarır ve ona sevgi verirken muhteşem değişimini gözlemliyoruz. Ruhu canlanıyor, hayatın sadece öldürüp yemekten ibaret olmadığını ve sevginin de hayatın bir parçası olduğunu görüyor ve artık sahibine aşkla bakarak ruhunu doyuruyor. Scottsuz yaşayamaz hale geliyor ve Scott'un tüm yaşam şartlarına yasalarına uyarak onunla birlikte Güney Topraklarına gidip orda yeni bir hayat keşfedip Beyaz Dişin, Kutlu Kurt'a dönüşmesini görüyoruz.
Ben, kitabın başını okurken fabl benzeri olduğunu fark ettiğim zaman ön yargıyla yanaştım ve okurken akla karayı seçeceğimi düşündüm. Fakat kitabın dili ve betimlemeleri o kadar güzeldi ki Beyaz Diş gibi düşünüp yaşadığı ortamı gözlemleyip hayvanlarla empati yapmayı ve onların da yaşam mücadelesi verdiğini görüyoruz.
Yer yer metafor yaparak insanı düşündüren muhteşem bir yapıt.
Çok beğendiğim bir alıntıyı da paylaşmak istiyorum:
"O, kendi türünün bir dişisiydi ve türünün yasalarına göre erkekler dişilerle kavga etmezdi." Beyaz Dişin dişilere olan tutumu ders veren niteliktedir.
Belli bir sayıda kitap okumuş ve bu birikime sahip olan insanlara bu kitabı okumaları tavsiyemdir. Fakat yeni kitap okumaya başlayanlar için tavsiye etmem.