·240 syf.····Okunma: 04 Ağustos 2024 01:40 Kitabın ilk yarısını aşşırı zorlanarak okudum, bu ne toksiklik bu ne saçmalık diye diye.. 90'larda toksik ilişkileri romantizm olarak iteliyormuşlar ve bize de güzel geliyormuş belli ki. 10 yıl önce okusam bana da çok güzel gelir, akardı muhtemelen ama bugün acılar içinde okudum. Yarım da bırakamadım çünkü tam bırakmaya niyetlendiğimde öyle bi şey oldu ki devam ettim okumaya.
Bi süre daha güzel gitti gitmesine de.. sürpriz son yapcam diye finalde yine beni çıldırttı! Dil ve anlatımı, akıcılığı vs çok iyi ama hikayesindeki toksiklik yedi bitirdi beni Kitabın ilk yarısında duygusal ilişkide toksiklik, ikinci yarısında ebeveynlikte toksiklik okuyorsunuz
Hani dönemi olan yazarlar vardır, çıktığı döneme hitap eden ve çok satan ama o devir geçtikten sonra azalarak silinen, hah işte Marc Levy galiba öyle biri. Çünkü akıcılık, merak ettiren olay örgüsü vs açısından çok iyi, heyecanlı bi Hollywood yapımı izler gibi akıyor kitap ama içerik olarak nasıl desem.. Mesela ana karakter öyle bi şey yapıyor ki, “Bu ne saçmalık ya neden yaptı ki bunu şimdi?” diyosun, cevap olarak “Ama çok aşık..” veya “O da huyu kurusun öyle biri işte, naapsın,” falan gibi bi cevap alıyosun
Özetle sevemedim. Okumasaymışım da olurmuş.