Bir dergide Afrika'daki saç örgülerinin bir anlamı olduğu hakkında bir yazı okumuştum. Bu kitabı da örgüler hakkında bir kitap zannederek (tamamen isminden ötürü) okumaya başladım ama karşılaştığım şey çok başka bir hikayeydi ve gerçekten sevdiğim kitaplardan biri oldu.
Kitabın konusu üç farklı kadının hayat mücadelesinin sonucunda birbirleriyle kurduğu bağlantıdan bahsediyor.
Hayata dair bana farklı bir bakış açısı kazandırdı. Biraz da coğrafya kaderdir meselesi yüzünüze vuruluyor.
Smita'nın hikayesinde (Hindistan'a gitmeyi çok isteyen biri olarak) Hindistan gerçekten çok farklı kafada olan insanların yaşadığı, kültürel şoku dibine kadar yaşayabileceğiniz bir yer bence Smita'nın hikayesi beni gerçekten şok etti.
Giulia'nın hikayesi bu kitapta en sevdiğim oldu, aşkının devamını okumayı çok isterdim. Geleneklerin güzel olduğu ama çağa uyarlanamadığı zaman insanın elini kolunu bağlayan bir şeye dönüştüğünü gösterdi bana.
Sarah gibi kadınların çok fazla ruh çatışması yaşadığını düşünüyorum (böyle bir kadın hayatımda hiç yok gerçekte tanısam belki düşüncelerim değişir) çünkü iş için bu kadar çaba sarf etmenin kadın ruhunu çok fazla hırpaladığını düşünüyorum (ben hiç böyle birisi değilim o yüzden empati yapmakta ve anlamakta güçlük çekiyorum) ama gerçekten, hayata karşı güçlü bir kadın.
Kısa ve akıcı bir kitap ve hayata farklı kişilerin gözünden bakma imkanı sunuyor bence, tavsiye ederim.