·288 syf.··Beğendi
···Okunma: 07 Ağustos 2024 00:00 Öncelikle şunu söylemeliyim ki bu kitap, kitap okumayı sevmekten öte, kitapları, kütüphaneleri, tüm rafların kitaplarla dolu olması düşüncesini seven herkesin hoşuna gideceği, çok sevimli bulacağı bir kitap.
Kitabı almadan önce hakkında çok bilgim yoktu ve doğrusunu söylemek gerekirse çoğu okuyucu gibi biraz da kapağının güzelliğinden aldım ki gerçekten çok hoş bir tasarım. Kitap içimi ısıtan, hoş bir seyirde ilerleyen bir kitap olsa da beni şaşırtan bir kitaptı. Şaşırdığım şey ise konuyu işleme şekliydi.
Aslında bu kitabın tamamen belirli bi konuyu anlattığını söylemek de zor. Elbette tüm hayatını geride bırakıp hayalini gerçekleştiren, bir kitapçı dükkanı açan birinin yaklaşık 2 yılını okuyoruz. Ancak normalde romanlarda ya da filmlerde gördüğümüz akış burada yok. Bahsettiğim şey girişte yavaş ilerleyip önce karakterlerin tanıtılması, sonrasında asıl olayın olduğu kısma gelinmesi, olaylar tam bitecek derken belki son bir ters köşe yapılması ve en son sona yaklaştıkça konunun bitmesi... Bu kitap, böyle bir aksiyon barındırmıyor. Ve aslında bu kadar beğenip başarılı bulduğum ilk konu da tam olarak bu zaten. Kitap sadece tek bir çizgi üzerinden ilerlerken asla sıkılmadığınız gibi karakterlerle beraber kitapevinin sakinliğiyle dinleniyorsunuz.
Bu kitapta başarılı bulduğum ikinci konu ise, ana karakterin yani sıra yan karakterlerin de hayatına misafir oluyo olmamız. Ve bu geçişlerin 'bak şimdi bu karakter de böyle' tarzında direkt bir tanıtma yoluyla değil de, akış içinde karakter gözünden hayata bakarak öğreniyoruz. Her karakteri eşit ölçüde görüyor ve kendilerini geliştirmelerine, bir kaç adım bile olsa daha ileri götürmelerine şahit oluyoruz.
Her ne kadar kitaptaki baş karakter Youngju olsa da ben asıl karakterin kitapevinin kendisi olduğu düşüncesindeyim. Baktığımızda tüm karakterler Hyunam-Dong Kitapevi sayesinde bir ilerleme kat ediyorlar. Kitapta sevdiğim diğer bir şeyse hiç kuşkusuz hayatta başarılı olmak adına çok da büyük şeylere gerek olmadığı düşüncesi. Ve bu düşüncenin anafikir gibi direkt değil de inceden bunu hissettirmesi ise yine bence çok hoş.