·112 syf.····Okunma: 28 Ekim 2017 23:26 Üstad yine görünmeyen ufuklardan seslenmiş. Duyuyoruz üstad duyuyoruz da keşke daha iyi anlayabilsek.
Sezai Karakoç hemen hemen bütün şiirlerinde müslüman kişiliğini dışa vuran ve İslâm’a dair işaretler taşıyan imgeleri bolca kullanıyor. Didaktik gibi görünen bölümlerde bile lirizmini asla yitirmeyen bir şekle ve içeriğe sahip şiiri. Kitabımızda da bölümlerden oluşan iki uzun şiir var Taha'nın Kitabı ve Gül Muştusu şiiri.
Taha'nın Kitabı, Hızırla Kırk Saatin devamı gibi geçmiş ve gelecekte yolculuk bu sefer Taha ile devam ediyor. İsmini muhtemelen Ta Ha suresinden alıyor, hani şu Hz. Ömer'in duyup müslüman olduğu sure. Taha’nın Kitabı, Kur’an’da ismi geçen peygamberlere ve onların dönemlerindeki kavimlerde bolca atıflar yapılıyor; onları hatırlatıp gereken ibreti, verilmek istenen hikmeti bir kez de şiirle aktarıyor.
Gül Muştusu şiiri de 14 bölümden oluşmakta, özellikle son üç bölümü beni çok etkiledi.