Oğuz Atay’ın bize “Hikmet’indir” diye yutturduğu monologlar tamamen kendi monoloğu değilse ben de bu edebiyat işinden anlamıyorum arkadaşım. Yalnız bir ortak noktamız var. Benim iç seslerim de aşırı kafa ve muhabbetleri aşırı sarıyor. Hikmetten hallice yani. Şaka bir yana tema beni sarmadı desem. Çünkü Hikmet’in hayal dünyası ve reali o kadar iç içe anlatılmış ki çoğu olayın hayal dünyasında mı gerçek hayatta mı olduğunu ayırt etmekte zorlandım. Bu boşluklar biraz bizim hayal dünyamıza bırakılmış sanırım. İşin yoksa uğraş.