·55 syf.····Okunma: 04 Ağustos 2024 20:13 Sunay Bey'i pek çoğumuz televizyonda ve çeşitli platformlarda ki "Bakın bakın size ne anlatacağım" diye başladığı sonunda "Aaaaa" diye tepki vereceğimiz anlatıları ile tanırız. Daha önce araştırma-kısa öykü-bilgi deposu diyebileceğimiz bir kaç kitabını okumuş biri olarak, bu defa şiir okuyayım diye düşündüm.
Elimizde ki şiir kitabı henüz yazar 27 yaşında iken(1989) yayımlanmış, yazarın ilk şiir kitabı. Kitabın başında Cemal Süreyya bir önsöz yazmış kısaca diyor ki: Sunay'ın şiirleri lirizme ve dünya sularına batırılmış bir düşünce. Eğer şiire ve şaire sahip çıkmak isterseniz Sunay'in peşini bırakmayın. Bunu dedikten kısa bir süre sonra vefat eden yazar biz okuyuculara ufak bir miras/vasiyet olarak bırakmış diye değerlendirebiliriz.
Kitap ismini ilk şiirden alsa da--(Bir an önce
görülsün diye Akdeniz
Toroslarda ağaçlar
hep çocuk kalır) insanın aklına acaba Sunay Abi'nin şiirleri adeta Japon haikuları gibi kısa diye mi bu ismi aldı diye düşündürüyor.
Şiirlerin kaynağı toplum, halk, yoksulluk, aşk, hastalık gibi kaynağını insan ve toplumdan alan şiirler. Az sözle cok sey anlatan bir tarzı var. Ölen bir askeri anlatan şiirinde migferinden kuşa şu icirecek kadar barışçıl, cirosu her gün artıyor diye hastanenin karşısında ki oyuncakçıya kızacak kadar insansever, sobada yanan kömürde madencinin sesini duyacak kadar isçinin yanında, küçükken yediğimiz elma seferlerini hatirlatacak kadar çocuk, ölen serçenin kanadını kediden önce rüzgarın oynatacağını bilecek kadar çocuk. Kısacası Sunay abi hep çocuk, hep umitvar, hep barışçıl..
Sunay Abi hep yazsın hep okuyalım. Birkaç ufak şiirle veda edelim
MİĞFER
Yağmur sinmiş toprağa
usulca geceden
su içiyor göçmen kuş
ölü bir askerin
ters dönmüş miğferinden
AYRILIK
İki rayı gibiyiz
bir tren yolunun
yakın olması
neyi değiştirir
son istasyonun...
ÇOCUK VE HÜZÜN
Her akşamüstü oyuncakçı
camekandan
çocuk ellerin
izlerini
siler
DUDAK PAYI
Çay bardağında
bırakılan dudak payı
kadar bile
uzak kalamam
gözlerine
Yakın olsun isterim
ellerime ellerin
yanındaki beton binaya
yaslanması gibi
köhne bir evin
Seni bir çivi
gibi çaktım
çünkü beynime
ve toplayıp
bütün kerpetenleri
attım denize...
SUNAY AKIN