10/10
Kalbim... Bu kitap hakkında konuşucak o kadar çok şey var ki.. Öncelikle bu kadar geç okuduğum için çok pişmanım. Bu kadar bilinen bir kitap olup neden okumak için bu kadar bekledim bilmiyorum . Eğer bu yorumu okuyorsanız ve arkadaşlık ilişkilerinin ana konusunu olduğu bir kitap okumak istiyorsanız yorumun devamını okumadan kitabın siparişini verin... şimdi devam edebilirim
Kitap Kate ve Tully'nin ana karakter olduğu iki genç kızın hayatlarının kesişmesiyle başlıyor. Daha çok küçük yaşlarda hayatlarının kesişmesiyle birbirlerinin hayatlarına ortak oluyolar. İkisinin çok farklı karakterlerde olması zıtlıklardan doğan bir dostluğu da peşinden getiriyor.
Yetişkin olmaya adımlarını atarlarken hayatın onları farklı yerlere sürüklemeleriyle biraz bizim de içimize sıkıntı yükleniyor. İkisinin de büyümesine şahit olmak her anlamda çok duygusal bir yolculuk oluyor.
Kitap boyunca bu iki karakterden birine kendimi hep daha yakın hissettim. Hep de içimde bir sıkıntıyla okudum. Sanki çok sevdiğim birinin hayatına her anlamda dahil olmak isterken bir yandan da herhangi bir şey olmasın diye korkuyla çevirdim sayfaları. Bazen çok kızdım, bazen de bu arkadaşlık ilişkisine hayran kaldım. Aslında toz pembe bir arkadaşlık hikayesi okumaktansa gerçek hayattaki gibi inişli çıkışlı olan ama sonunda yine size en iyi gelicek kişinin yanına yani en yakın arkadaşınıza koşarak gittiğini okumak çok çok iyi hissettirdi bana. Çünkü hepimizin hayatında en yakın arkadaşlarımızla inişli çıkışlı zamanlarımız olmuştur ama bir noktada kardeşimiz gibi oldukları için her şeyden çok onlara güveniriz ve yine onlarla birlikte olmak isteriz hem kötü hem iyi anlarda.
Bazı noktalarda karakterlerin kararları için 'ne olursa olsun ben böyle yapmazdım' diye empati kurduğumuz anların olması da kitaba daha çok bağlanmamızı sağlayan sebeplerden biri oluyor bence.
Mutlaka ama mutlaka onların kendilerine koydukları adla 'Ateşböceği Yolu Kızları TullyileKate'in hikayelerine ortak olun. Yanınıza bir paket peçete almayı da unutmayın