·320 syf.··Beğendi
···Okunma: 07 Ağustos 2024 17:57 Yeşilçam'ın gözde temalarından biri hiç kuşku yok ki, hastalık ve kör olma halleridir. Kaderin tokatını yiyen o bahtsız adam/kadın ya "ince" bir hastalığa yakalanır ya da aniden gözlerine bir perde iner, " Nayır! Nolamaz! Açın ışıkları.Göremiyorum göremiyorum.."diyerek kafası ellerinin arasında oraya buraya çarpa çarpa körlüğünü ilan ederdi.
Bu taraftan bakarsanız eğer "Körlük" kitabını yazan acaba bir Türk mü? dememek elde değil.;) Eeee evet tamam tamam
"geyik yapmayı" bırakıp asıl konumuza hızla dönüyorum.;)
Çarpıcı, korkutucu, düşündürücü, hatta zaman zaman mide bulandırıcı, ürkütücü ve tiksindirici bir senaryo. Bilmediğimiz bir ülkede, bilmediğimiz insanların, ( ki yazarın sık sık bir dost gibi araya girerek vurguladığı gibi isimler bize lazım olanlar değil.)başına bir anda gelen o ilginç olayın, körlüğün yarattığı hikayenin akışına bırakıyoruz kendimizi.
Akışta karşımıza çıkan her eleştiri sisteme yapılmış. Bakıldığında çok sıradan olan her eylem, inanılmaz düşündürücü metaforlarla bize sunulmuş. İnsan oğlunun aslında kör olmadan da ne kadar "kör" olduğunu iliklerinize kadar hissettiriyor, her cümlesi ile insanlığın bu kadar muazzam bir yapıda ve donanımda olan göze sahip olduğu halde nasıl bu kadar kör olabildiğini yüzünüze yüzüne vuruyor Sevgili Saramago.
Körlük üzerinden devlet, siyaset, din ve ahlak kurallarının her birine muazzam bir üslupla değinmiş ve farkında olmadan gördüğümüz ya da farkında olup ama görmediğimiz görmezden geldiğimiz tüm kara gerçeklere ince dokunuşlar ile bezenmiş kitap. Aslında insanı insan yapan ahlaki değerler ne kadar kaygan bir zemin üstünde görelim istemiş, yazar.
Bir de (buraya bir parantez açmadan geçmek istemiyorum) Distopik bir dünyada kadına bakın neler olacak diye öyle bir anlatmış ki okumak bile inanılmaz ağır gelmişken okuduğum birçok hikâyenin körlük olmadan da yaşandığı ve çözümsüz oluşu düşüncesi katlanılmaz derecede üzücü ve utanç verici.
Başladığım gibi bitirecek olursam, başrol oyuncusu, kader çizgisine göre körlük ile mücadelede oldukça ıstırap içinde yaşar yaşar ve yine bir anda " Nnnnn görüyorum, nn görüyorum nnnn Nalaann!" diyerek sevinç çığlıkları ile birlikte gözleri açılıverir. En kötü ihtimalle de her şey berbat bir şekilde biter ve erken kararan siyah ekranda beyaz büyük punto ile yazılmış " SON" yazısı beliriverir. ;)
Kitabın sonunda ne olduğunu merak ediyorsanız bi' zahmet sepete ekleyin, okuyuverin. ;) ;)