Puan vermedi·61 syf.··Beğendi
···Okunma: 20 Temmuz 2024 11:11 Korku, Nuri Pakdil'den okuduğum ikinci tiyatro eseri. İlki Umut idi. Ve orada şöyle bir cümle geçmekteydi:
"Yorulduk. Âdem ile Havva'nın dünyaya inişlerinden beri durmadan yürüyoruz."
Bu eserinde ise "İnsanla birlikteydim yukarıda. Orada. İndik." diyen ve inince de durmadan yürüyen insanoğlunun doğru yolunun üzerinde oturacağı bildirilen (bkz. A'raf, 7/16) şeytan (metindeki ismi ile Palyaço) ile ilişkisini 3. bir kişiyi -Yorumcu- dahil ederek anlatmaktadır. Modernitenin rüzgarı ile daha fazla savrulan insana, evet şeytan/palyaço var ama onun var olduğu gibi göklerden gelen bir ip (din) de var, hakikatini işaret etmekte ve ona Yorumcunun diliyle şöyle seslenmektedir:
"Arayalım bir kezliğine düşünmenin yolunu. Çok iz olmalı alnımızda ona dair. Hiç iz yok şimdiki zaman insanının alnında. Hangi iz? Kütük sanki! Dağlarda o izi görüyorum da insanlarda göremiyorum. Özenle irdelenmeli. Zorlukla geldim buraya. Yollar çok kaygan. Bir deneme yapıyorum içimi dinlemek için. Başaracak mıyım? Ben başarırsam hepimiz başaracağız. Biriniz başarırsanız hepimiz başaracağız. Duraklayan yitirir bu deneyde. Ateşlenmemiş roketlerini bekleyen bir uzay içimiz. Ateşlesek mi bu roketleri?"