Puan vermedi·144 syf.··
2024 19. kitabı
Tek kelime ile bayıldımmmmm. Livaneli kesinlikle tarihi romanlar yazmalı. Ne zaman bu tarz bir roman kaleme alsa "Kaplanın Sırtında" gibi ben bayılarak okuyorum. Aksi takdirde diğer romanlarını pek sevememistim. Şunu da belirtmeliyim ki Livaneli bu kitaplarını tarihi bir roman olarak nitelendirmiyor. Sadece olay Topkapı sarayında geçiyor ben herhangi bir isim belirtmedim, burada ele almak istediğim iktidar savaşı şeklinde açıklamaları mevcut ama üzgünüm sayın Livaneli mükemmel bir tarih romanı yazıyorsunuz Gelelim kitaba. Bir Harem ağası, Habes Süleyman. Köle olarak geldiği sarayda yükseliyor. Bir gün efendisi saraya hapsediliyor. Kendisi önce tapacak derecede efendisine sadakat gösterirken zamanla onunda sıradan bir insan olduğunu, yaptığı kötülükleri hatırlıyor kendi içerisinde sorgulamaya düşüyor ve en sonunda ikisinin de eşit olduğu noktaya geliyorlar. Yani efendi-köle ilişkisindeki olay, kölenin gözünden aktarılıyor bize. Her ne kadar yazar padişahın ismini belirtmese de Deli İbrahim olduğunu, öldükten sonra halkın delirerek ölen padişah olarak anmasindan anlıyoruz. Kitapta padişahın çocuk yaşta kardeşlerinin gözünün önünde boğularak öldürülmesinin üzerinde yaratmış olduğu travmalar gibi detaylarda yer alıyor ancak daha fazla spoiler vermeyeyim yoksa bu kitap anlatmakla, tartismakla bitmez En ilginç olan kısım ise kölenin efendisinin ölümünden sonra ağlaması, onun büyüklüğünü haykırmak istemesi ancak beş dk sonra yeni padişahı tahtinda görünce "padişahim çok yaşa" demesiydi sanırım. İnsanoğlu işte ne diyebilirim ki yüzyıllar geçmiş hala aynı.
Engereğin GözüZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 202524,9bin okunma
19 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.