·136 syf.··Beğendi
···Okunma: 08 Ağustos 2024 21:48 Üniversite yıllarımda Yeni Türk Edebiyatı dersine giren sayın Yılmaz hocam bana bir gün bir antoloji önermişti. Antolojinin sol üst köşesinde ise hep aynı ad yer alıyordu: Ölü Ozanlar Derneği. Bu ismin ne olduğunu, ne demek olduğunu açıkçası pek merak etmemiştim ama 2024 yılı güzel eserleri okumak adına bana adeta gülümseyince kitaplığımda yer alan bu kıymetli eseri okumaya karar verdim.
Benim gibi bir edebiyat öğretmeni olan Bay Keating dönemine göre sıradışı yöntemler kullanarak kitaplardaki teorik bilginin ne kadar sıkıcı ve işlevsiz olduğunu eleştirmesiyle adeta benim gönlümde taht kurdu. Edebiyat demek şiirin, romanın, tiyatronun tanımını tamamen bilmek demek değildir. Aklıma kitabı okurken okullarda verdiğimiz edebiyat dersleri geldi. Çocuklara verilen bilginin kitaplarda yer aldığı açık ama bunu üstüne basa basa papağan gibi tekrarlamalarını istiyoruz sürekli. Bu da yöntemin ne kadar doğru olduğu ile ilgili bir soru işareti oluşturuyor.
Kitapta bir grup gencin Ölü Ozanlar Derneği adında eski bir topluluğu tekrar hayata geçirmeleri ve bir mağarada yüksek sesle şiir okumaları anlatılır. Okudukları bu şiirler edebiyatın derinliklerine doğru gençleri sürükler. Ayrıca Bay Keating'in de bir yandan edebiyat hakkında olağanüstü görüşleri çocukları adeta mest eder. Tabii her güzel şeyin bir sonu vardır. Keating okul müdürü ve diğer meslektaşları tarafından sürekli eleştiri altına alınır ve belki de bu Keating için geri dönülmez bir yola girmeyi sürükler.
Kitap benim gibi hassas kalpli insanların kalbini kırmaya müsait. Ama bu 10 puan almaması için bir neden değil tabii ki. Daimici ve katı eğitim sisteminin güzel ve açık bir şekilde eleştirilmesi, öğretmenliğin öncelikle kişilere karşı saygının kazanılmasıyla alakalı olduğunu dile getiren, verdiği mesajlarla beni etkisinde bırakan harika bir kitap. Yalnız ben filmini izlemedim, filmini nasıl izlerim bilmiyorum ama inşallah ona da fırsat gelir.