8/10
·370 syf.··
Beğendi
·
2015 34. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2015 00:00
Bu kitaba başladığımda doğrusu ne beklediğimi bilmiyordum. Anlatı oldukça yavaş başladı ve oldukça yalın bir dil kullanıyordu. Bilim Kurgu'nun Altın Çağı olarak nitelendirilen 1938-1946 yılları arasında - genellikle dergilerde - bilimsel gerçekliğe önem verilen ve yazıldığı dönemde kabul edilen bilim yasalarının dışına çıkılmasının hoş karşılanmadığı örnekleri andırıyordu. Mark Watney Mars'a giden Ares 3 uçuşunun genç astronotlarından biridir. Makine Mühendisliği ve Botanik eğitimi almıştır ve mürettebatın içinde belki de Mars'ta bir macera yaşaması en az olası kişidir. Ancak yolculuk pek beklendiği gibi gitmez. Mars'a inip bazı araştırmaları başlatacak ve aslında ortamı bir sonraki görev için hazır hale getirecek Ares 3 mürettebatı pek sık rastlanmayan bir fırtınayla karşılaşırlar, fırtına sırasında araçlarına geri dönmeye çalışırken bir çanak anten yerinden kopar ve anten kısmı Watney'nin göğsüne saplanır, sonra onunla birlikte uçar gider. Tüm hayat göstergeleri de susmuştur. Watney'nin öldüğünü düşünen astronotlar görevi iptal edip dönüş roketiyle yörüngedeki ana gemi Hermes'e ulaşır ve geri dönüş yolculuğuna başlarlar. Ancak Mark ölmemiştir, kazadan kurtulur ve terkedilmiş olan Mars yaşam ünitesine sığınır. Dünya'yla iletişımi yoktur, bir yıldan az yetecek yiyeceği vardır ve hiç kurtuluş ümidi yoktur. Ancak mühendis olduğu için Mars'taki kalış süresini mümkün olduğunca uzatacak önlemler almaya karar verir ve Dünya'ya geri dönmek için umuduna kaybetmez. Ürün yetiştirecek bir yol bulacak, Mars'ta kısa seyahatler yapabilmek için basit ama akıllı yöntemler geliştirecek, hatta Dünya'yla bir şekilde iletişim kurarak yaşadığını haber verme planları yapacaktır. Kitap Watney'nin kaydettiği kısa günlükler tarzında yazılmış. Zaman zaman anlatım NASA'ya ya da Dünya'ya dönüş yolundaki astronotlara geçse de tüm kitap aslında Watney'nin anlatımı şeklinde sürüyor. Kullanılan bu form aslında öyküye de çok uymuş. Bilimsel kurallar içinde kalarak ve doğaüstü güçlere ya da uzaylılara başvurmadan Watney'nin Dünya'ya dönem mücadelesini, attığı her adımdan ve küçük bir başarıdan sonra nasıl tökezlediğini anlatan roman oldukça sürükleyici. Bir anlamda uzayda Robinson Crusoe öyküsü olarak da adlandırılabilir. Kitabın son derece sinematik özellikleri olduğu açıktı zaten, Ridley Scott yönetiminde ve Matt Damon'un baş rolünü oynadığı film de oldukça ses getirdi. Ben her zamanki gibi önce kitabı okumayı yeğledim, filmi de oldukça beğendim. Interstellar’da birlikte oynayan Jessica Chastain ve Matt Damon etkileyici bir performans sergilemiş. Bilim Kurgu dünyası yetenekli bir yazar kazanmış gibi görünüyor. Weir 2017’de Artemis, 2021’de de Project Hail Mary ile bilim-kurgu romanlarına devam etti. Marslı, Artemis ve Kurtuluş Projesi Türkçe olarak yayınlanmış.
The MartianAndy Weir · Broadway Books · 201110bin okunma
·
68 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.