Puan vermedi·78 syf.····Okunma: 10 Ağustos 2024 02:13 “Her varlık çoktan bir kaderle yükümlenmiş,
Tanrıların başıdır yalnız yükümlü olmayan:
Zeus’tan başkası özgür değildir.”
Benim için mitolojiye giriş niteliğinde bir kitap oldu. Ne yazık ki bu konuda çok fazla bilgi sahibi birisi değilim ama konuya hakim insanları görmek hep hoşuma gitmiştir. Prometheus’u da daha önce tanrılardan ateşi çalma niteliği sayesinde duymuştum. Hatta Oppenheimer filminin girişinde de buna bir gönderme yapılmıştı ondan sonra biraz daha dikkatimi çekti. Nedense bu nitelik Prometheus’u kafamda kötü bir karakter olarak canlandırmama sebep olmuş. Kitabın girişinde çok güzel ve açıklayıcı bir önsöz var. Benim gibi pek bir şey bilmeyenlere karakter isimleri yabancı kalabilse de kitaptan anlamamız gereken çoğu mesajdan bahsediliyor ve Prometheus bu eser dışındaki diğer örnekleriyle de kıyaslanıyor. Ayriyeten ana fikre değinmeme gerek yok bu sebeple zaten defalarca kez tekrar ediliyor. Prometheus öncesindeki olaylara da değilinilen kısmı kabataslak okudukça mitoloji aslında bir anlam ifade etmeyen olaylar zırvası olarak geliyor kulağa. Sonrasında sembollerden bir anlam çıkarmak istedikçe çağının da ötesinde bazı mesajlar barındırıyor. Ama belki de bu mesajların kaynağı mitolojik olaylar değil de Aiskhylos gibi bunları eserleştirenlerin kaygısıdır. Başında da açıklandığı gibi eser aslında üç bölüm olarak yazılmış ancak ne yazık ki elimizde sadece ilk kısmı olan bu eser var. Dolayısıyla bitişi çok yarım kalmış hissettiriyor. Mitoloji okumalarına başlamak için doğru kitap mıdır bilmem ama bence keyifliydi zaten çok ince bir kitap hemencecik biter.