Tarihte 'savaş çağı' dediğinizi dönemin gerilerde kalmış olması gerekir ya da en azından 21. yüzyılda bazı şeylerin masa başında bürokratik yollardan halledilmesi gerekir. Fakat maalesef tarih tekerrürden ibaret olduğu ve savaşın hala devletler nezdinde kolay bir kıyım yolu olması sebebiyle bu kaos devam etmekte, göç de savaşın en yıkıcı sonuçlarından biri olmaya devam etmekte.Bu yerinden ediliş hali, Doğu Türkistan halkı için senelerdir devam eden bir süreç. Sofya Kurban da ailesiyle birlikte Türkiye'ye 1980'li yıllarda göç etmiş Doğu Türkî bir yazar. Yazar kendi ailesinin göç hikayelerinin yanı sıra çevresinden dinlediği hikayeleri derleyerek gerçeklere dayanan kurgu hikayeler oluşturmuş. Yerinden edilmişlerin hikayelerindeki boşluk, uyum çabaları, kimilerinin uyum sağlayamayıp her şeyi göze alarak doğduğu topraklara dönmek isteme çabası çok iyi anlatılmış. İnsanın yüreğine dokunan, insanın doğduğu topraklarda yaşamak istemesi kadar doğal bir eylemin neden bu kadar zor olduğunu sorgulatan öyküler var. Ben severek okudum. Tanıştığıma çok memnun oldum. Kitabın kapağındaki resim yazarın kendi aile albümden, resim beni hüzünlendiriyor nedense.
..