·724 syf.··Beğendi
···Okunma: 10 Ağustos 2024 18:34 Oğuz Atay külliyatını okuma yolculuğumda ikinci durağım Tutunamayanlar’dı. Bu kitabı tam 11 yıl sonra tekrar okudum ve tekrar hayran kaldım. Oğuz Atay; eserlerinde otobiyografik ögelerden sıkça faydalanıyor, Tutunamayanlar da onun en otobiyografik kitabı. Bu kitap 1 yılda kaleme alınmış bir ilk roman olmasına karşın ilk romanın sınırlarını aşan bir kitap. Kitabın yazıldığı dönemde toplumcu gerçekçilik akımı revaçta olmasına rağmen Oğuz Atay hem konu, hem biçim hem de tabu konuları işlemesi bakımından çok cesurca bir adım atmış bence. Evet kitapta bireyin yalnızlaşması, yabancılaşması vs. işleniyor fakat kitap bundan ibaret değil kesinlikle. Gerek 60’ların sonralarında yazılmaya başlanmış bu kitapta Atatürk’ün yer alış şekli gerekse İsa’nın bir tutunamayan arketipi olarak konu edilişi tam bir cesaret ve özgünlük örneği bana göre. Yıldız Ecevit, incelemesinde Oğuz Atay’ın kendisini bireyci-toplumcu olarak tanımladığından bahseder. Bana göre de güzel bir tanımlama bu tabii kendisi bu tanımdan çok daha fazlası. Sonuç olarak iyi ki ikinci kez okumuşum diyorum.