Bir aşk uğruna ödenen bir bedel. Ve bu bedelin ağır yükleri.
Aziz bey, aşık olduğu Ayla ,bu aşk uğruna ölen iki beden. Para hırsı, Gidenlerin ardından ruhsuz kalan bir beden.
"Her çirkinlikte bir damla güzellik, her güzellikte bir damla çirkinlik vardır."
Kitabımızı okumaya başladığımız zaman küçük bir köyde köy halkıyla muhtarla ve köye gelen bir hafiye ile tanışıyoruz. Fakat bu kadar mükemmel, şirin mi şirin bir köyde Nasıl olur da ard arda iki cinayet olayı gelişir.
Köyün iki katlı evinde evin hanımı ve 2 yıl sonrası öldürülen oğlunun cinayet soruşturmasına eşlik ediyoruz. Hafiyenin sorşturma ve araştırmaları sonucu , köy halkında cinayete dair bir ip ucu ya da şüpheliye rastlanmaz.
Taki hafiye Ali Sadi Bey köyün dışında tepedeki evi farkedene kadar. Ondan sonra köyün jandarmaları ile birlikte düğüm çözülmeye başlar. Kim ? Neden? Nasıl? Sorularına cevaplar bulunur. Ve adalet yerini bulur. Birde köyün genç deli kanlısı Yusuf vardır . Yaşanan bu cinayet ve ortaya çıkan failler sonrası. Yasak aşkın meyvesi olan Nergis hiç görmediği babasını Aziz Beyi görmeye gelir. En yakın dostunu kaybeden Yusuf ve Nergis acılarıyla bir birlerine iyi gelen iki dost olmuştur ve bu yakınlıkları zamanla aşka dönüşür.
Bir yanda Aziz Bey , yıllarca sevgiyle bağlı olduğu eşi Sevde Hanım, biricik oğlu Gökhan .
Bir yanda aşka yenildiği Ayla , Aylanın ailesi, bu aşkın meyvesi Nergis. Güzel bir kurguyla çok güzel betimlemelerle ilerleyen bir okuma oldu benim için. Ama olayların çözümü çok hızlı gelişti ve açıkçası sonu da havada kaldı benim için . Özellikle Yusuf ve Nergis 'in yaşadıklarının sonu daha doyurucu bir kurguyla son bulmalıydı. Semra
BedelSafiye Demirpolat · İkinci Adam Yayınları · 202410 okunma