Merhabalar
Bugün sizlere içinizi sıcacık yapan bir eserle geldim. @guardianyayinlari nın bizlerle buluşturduğu #sennedilersen de bizlere bir okulun kütüphanesinde çalışan genç kızımız Samantha eşlik ediyor. Sam, epilepsi hastası, okul müdürü Max ve eşi Babette'nin evlerinin bir bölümünde yaşıyor, kendi ailesinden babası onu ve annesini 8 yaşında iken hastalığına dayanamadığı için terk ediyor, annesi ise 10 yaşında kanserden ölüyor, teyzesi tarafından büyütülmüş bir genç. Hayatın renkleri ile okul müdürü Max ın sevecen babacan tavrı ile tanışıyor. Ailenin bir kızı gibi oluyor. Max günün birinde aniden vefat edince okula yeni gelen müdür eskiden neşesi ve deli dolu hareketleri ile tanıdığı Duncan karakteri oluyor. Ama ters giden bir şeyler olduğunu sezmesi zor olmuyor. Duncan adeta okulun neşesine, her bir köşesine gardiyan gibi çökmüş, eski halinden eser kalmamıştır. Sam'in bir zamanlar aşık olduğu adamı bu denli değiştiren nedir ?
Kolları sıvama zamanı gelmiştir, Duncan Projesi ile Sam, yakın arkadaşı Alice ve annesinin yerine koyduğu müdürünün eşi Babette iş başındadır. Acaba Duncan'ı eski yaşamına döndürüp okulu koruyabilecekler mi?
Hayata karşı pozitif olmayı, neşeyi ve değerlerimizi hatırlatması hoştu. Neşeyi yakalama etkinlikleri bana da keyif verdi, yazarın farklı eserlerini de okumak istiyorum, gönülden tavsiye ederim @katherinecenter
Kübra Kabakcı öncülüğündeki #üçkelimelikitapokuyoruz etkinliğinde okudum
~
"Ama sanırım, biraz acının onu geride tutmasına izin vermemesi gerektiğini biliyordu. Neşe ve kederin yan yana yürüdüğünü biliyordu. Hayatta olmanın, bir şey için diğerini riske atmak anlamına geldiğini biliyordu."
~
"Ama neşenin olayı budur. Olmasını beklemene gerek yoktur. Sen gerçekleştirebilirsin."
~
"Gördün mü? Tamamen hayatta olmanın anlamı budur. Neşeyi ve kederi, umudu ve korkuyu bir arada hissetmek. Hayatın bizden istediği bu. Sadece kalıp çabalamalı ve hayatın kalbini kırmasına izin vermelisin."