Kübra Kabakcı

Kübra Kabakcı
@okuyaan_anne_
Kahramanmaraş
372 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı
9/10
·114 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
Uzun Hikâye, bir çocuğun gözünden anne ve babasının hayatına dair öğrendiği ve gözlemlediği olayları anlatıyor. Ali ve Münire, kaçarak evlenmiş bir çift. Bu yüzden hayatları boyunca bir şehirden diğerine, bir kasabadan başka bir kasabaya uzanan tren yolculuklarıyla geçen bir yaşam sürüyorlar. Ali’nin kendine has bir duruşu ve güçlü bir adalet duygusu var. Haksızlığa sessiz kalamadığı için gittikleri her yerde bir şekilde yeni sorunlarla karşılaşıyorlar. Ancak Ali, yaşadığı tüm zorluklara rağmen doğrularından vazgeçmiyor. Onların peşinden kasaba kasaba gezerken aşklarına, mücadelelerine, hayal kırıklıklarına ve umutlarına tanıklık ediyoruz. Bir yandan aile olmanın anlamını okurken bir yandan da dönemin insanlarının yaşam şartlarını ve toplumsal yapısını yakından görme fırsatı buluyoruz. Mustafa Kutlu’nun kalemiyle daha önce tanışmıştım ve bu kitapta da yine o sade, samimi anlatımıyla karşılaştım. Gösterişten uzak ama insanın içine dokunan bir dili var. Bu hikâyede de olaylardan çok insanların duygularına ve hayatın içindeki küçük ayrıntılara odaklanıyor. Belki de bu yüzden karakterlerle bağ kurmak benim için oldukça kolay oldu. Kitabın en sevdiğim yanı ise samimiyeti oldu. Yer yer hüzünlendiren, yer yer gülümseten, duygu dolu bir hikâyeydi. Kitabı bitirdiğimde keşke biraz daha uzun olsaydı diye düşündüm.Özellikle Ali ve Münire’nin aşklarına biraz daha tanıklık etmek güzel olabilirdi. Benim için geride güzel duygular bırakan, sıcacık ve etkileyici bir okuma oldu. Mustafa Kutlu’nun kalemiyle henüz tanışmayanlara da gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Uzun HikâyeMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 202345,5bin okunma
Reklam

Kübra Kabakcı

, bir kitap okudu
9/10
·114 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
Mustafa Kutlu
8.1/10 · 45,5bin okunma
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 43. kitabı
Selam arkadaşlar, bugün sizlere oldukça eğlenceli bir kitap önerisi ile geldim. Dennis yaramazlıklarıyla ünlü bir çocuk, Gnasher ise onun sadık köpeği. Bir gün Beanotown Belediye Başkanı, en büyük ve en lezzetli sebzeyi yetiştiren bahçıvana büyük bir ödül verileceğini duyurur. Bunu duyan kasaba halkı hemen işe koyulur. Tabii Dennis de geri kalmaz ve kendi bahçesini kurmaya karar verir.Fakat sebzeleri istediği kadar hızlı büyümeyince sabırsızlanan Dennis, işin daha kolay bir yolu olması gerektiğini düşünür. Bunun üzerine Beanotown Çok Gizli Araştırma İstasyonu’na giderek Profesör’den yardım ister. Profesörün geliştirdiği özel büyüme tüplerini gizlice alan Dennis, onları bahçesinde kullanır. Ancak işler hiç de planladığı gibi gitmez!Bir anda ortaya çıkan sebzeler devasa boyutlara ulaşır ve üstelik etoburdurlar. Çok geçmeden kasabayı ele geçirmek isteyen bir sebze ordusu ortaya çıkar. Dennis, Gnasher ve arkadaşları ise Beanotown’u kurtarmak için zorlu ve bir o kadar da komik bir mücadeleye girişir. Hem eğlenceli hem de bol aksiyonlu bir kitaptı. Dennis ve Gnasher’ın maceraları beni bol bol güldürdü. Olaylar o kadar akıcı ilerliyordu ki bir sonraki bölümde neler olacağını merak ederek okumaya devam ettim. Kitapta en çok sevdiğim şey ise çizimler oldu. Alışılmışın dışında, oldukça yaratıcı ve eğlenceli bir çizim tarzı vardı. Hem yazılı anlatımın hem de çizgi roman bölümlerinin bir arada olması hikâyeyi daha keyifli hale getirmiş. Bu sayede özellikle çocukların kitabı daha kolay ve eğlenerek okuyacağını düşünüyorum. Dennis ve Gnasher ile tanışmak benim için oldukça keyifliydi. Umarım devam kitaplarında da onların yeni maceralarını okuma fırsatım olur. Eğlenceli ve hareketli bir okuma arayan çocuklara gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
BeanoCraig Graham · Maxi Çocuk · 20263 okunma
9/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
Hatice Kübra Tongar’ın kalemini daha önce de okumuş ve sevmiştim ama Çeyiz ile yazara olan hayranlığım daha da arttı. Birbirinden bağımsız görünen on iki öyküden oluşsa da kitabın tamamında kadınlara, annelere, kız çocuklarına ve nesilden nesile aktarılan yaralara dair ortak bir ruh vardı. Kitaptaki her öyküden keyif aldım ancak Eşek ve Kırık Cam beni en çok etkileyen öykülerin başında geldi. Bazı hikâyeler içimi burktu, bazıları beni derinden düşündürdü, bazı yerlerde ise karakterlerin yaşadıklarına ve maruz kaldıkları durumlara kızmadan edemedim. Kitabın en sevdiğim yanlarından biri, bana tüm bu farklı duyguları aynı anda yaşatabilmesiydi. Özellikle hikâyelerin altında geçmişten taşınan yaraların ve çocuklukta yaşananların insanın karakterini nasıl şekillendirdiğini görmek, kitabın en güçlü yanlarından biriydi. Öykü kitaplarını zaten çok seven bir okur olarak sayfaların nasıl geçtiğini anlamadım ve kitabı bir gün gibi kısa bir sürede bitirdim. Buna rağmen etkisi kitabı kapattıktan sonra da benimle kaldı. Altını çizdiğim onlarca cümle oldu, bazı hikâyeleri ise bitirdikten sonra bile düşünmeye devam ettim. Kadın hikâyelerini, aile ilişkilerini ve geçmişin insanın hayatındaki izlerini anlatan kitapları seviyorsanız, Çeyiz’e bir şans vermenizi tavsiye ederim.
ÇeyizHatice Kübra Tongar · Hayykitap · 01,937 okunma