Kafka -100 yasinda - Dönüsüm'e iliskin notlar
9/10
·74 syf.··
Beğendi
·
2024 6. kitabı
Kafka ve Kafka’yı anlamak (1883 Prag*, 1924 ) 41 yıl yaşadı. 2024 de yüzüncü ölüm yildönümü. Rüdiger Safranski: Kafka: Um sein Leben schreiben. (2024) adl kitabi kaynak olarak kullandim. Bu inceleme aslinda R. Safranski'nin kitabinin degerlendirilmesi. Keisnlikle Türkceye cevrilnmesi gereken bir kitap. Okuma kulübümüzde bir toplantıyı Kafka’ya ayırmaya karar verdik. Örnek eser olarak “Dönüşüm” novellasını okuduk. Bu toplantıya hazırlanırken aldığım notları burada paylaşmak isterim. Franz Kafka’nın yaşamı ve eserleri internette örnegin Vikipedia’da yeterince bulunuyor. Benim yaşamına ilişkin ilk sorum Kafka’nın neden Almanca yazdığıydı. Kafka esnaflıkla zenginleşmiş Yahudi kökenli bir küçük burjuva aileden geliyor. Eğitim ve öğretime önem veren ailede Almanca konuşuluyor, Almanca okutulan Avusturya lisesi ve Üniversitesi önemseniyor. Bir yerde okuduğuma göre Çekler Yahudilere 18.yy çok zorluk çıkarırlar, şehirli Yahudiler bu nedenle Avusturya Macaristan devlet kurumlarına daha çok güvenirler. Kafka’nın çalıştığı sigorta kurumu da ilk önce Almanca resmi dili kullandığı halde, Birinci Dünya Şavaşı bittiğinde, Avusturya-Macaristan İmparatorluğunun batmasıyla Çek devletinin resmi dilini çekçeyi kullanır. Kafka her iki dili de çok iyi bilen ve kullanabilen bir memur ve yazardır. Universiteyi de Almanca Hukuk Fakültesinde bitirir. Edebiyatla ilgili arkadaşları ile Almanca eserleri okur, tartışır, Almanca yazar. Kafka’nın yazma sürecini ele alıp yaşamını ve eserlerini bu açıdan irdeleyen önemli bir kitap Rüdiger Safranski: Kafka: Um sein Leben schreiben. (2024). Kafka’yı “yazma süreci” yönüyle tanımak ve anlamak ufkumu açtı. Elbette birçok yönden Kafka incelenebilir; Yahudiliği, baba-oğul çekişmesi, dışavurumcu akımın öncülüğü veya kökleri vs. Safranski Kafka’nın özyaşamsal yazma süreci ile yazılarının ortaya çıkışını, yazılarıyla olan çekişmesini ele alıyor. Kafka kendi yazma işlevini günlüklerinde, mektuplarında dile getiriyor. Safranski, Kafka’nın öğrenciliği sırasında bile evde kendi kendine yazmayı sevdiğini yazıyor. Yazdıklarını göstermeyi, övülmeyi bekliyor, ancak aile fertleri, babası, amcası küçük esnaf tavrıyla yazmayı, okumayı değil, kazanç yapacak işlerle ilgi olmayı daha da önemsiyorlar. Babasına bir öyküsünü okuması için verdiğinde babası “koy şuraya, sonra bakarım “ diye geçiştiriyor. Böyle önemsenmemek Kafka’ya öyle koyuyor ki oturup bir gecede neredeyse yüz sayfalık “babama mektubu” yazıyor. Yazıp bitirdikten sonra, babasına vermek yerine ablasına gönderiyor. Neden babasına vermediğini de şöyle açıklıyor: “Bu yazdıklarımın icimden çıkması gerekiyordu. Bu düşünceler, duygular yazıldıktan sonra o okusa da okumasa da ne fark eder.” Safranski’nin adı geçen kitabı, Franz Kafka'nın hayatındaki yazma sürecinin izini sürüyor, Yazarken keşfettiği dünyada kendini hissediyor. İş, ailevi yükümlülükler, nişanlısıyla buluşma, … yazmasını engelleyen her şey onu bıktırıyor. Bu nedenle yazmayı yaşamın günlük gereksinmelerine karşı savunma araci olarak görüyor. Bu ise onda suçluluk duygusuna, yakınmaya ve yine yazmak ile kaçışa neden oluyor. Kendi suçluluk duygusuyla bu denli yaratıcı olan baska bir yazar yoktur herhalde, diye yazıyor Safranski. “Edebiyatla ilgilenmiyorum, tamamen oyum. Çünkü sadece yazdıklarımda varım, ötesi yalnızca bir ceset.” Yazmak onun için ilgilendiği herhangi bir uğraş değil, yazmadığı zaman yapması gerekenler yazmasına engel. Yazmak, onun için yaratıcılığın ateşinin yanında olmaktır, diyor Safranski. Yazdıǧı sürece korkusuz, açık, güçlü, sürükleyicidir. Yazdıkça içindeki kopmuş hissettiği güçleri serbest bırakır.... Bazen yazısını yazarken kendinden geçer. Das Urteil”i yazdığında böyle bir durumdur. İki gecede romanı bitirir. Öte yandan diğer yazılarını, öykü ve romanlarını bitirmekten zorlanır. Yazdıklarını beğenmez, daha da iyi olabilir, “nicht gut genug”der. Eğer arkadaşı Max Brod aracılık yapmasa, zorlamasa, birçok kitabını yayınlamazdı, herhalde. Brod, Kafka vasiyet ettiği halde, bıraktığı müsveddeleri, günlükleri, mektupları yakmaz, hatta mektuplarının, günlüklerinin ve son romanının yayınlanmasını sağlar. Kafka şöyle yazar: Konuştuğumdan farklı yazıyorum, düşündüğümden farklı konuşuyorum, düşünmem gerekirken farklı düşünüyorum ve bu böyle en derin karanlığa kadar devam ediyor. Kafka, yazmak bazen hazzeder, bazen suçtur, bazen de cezadır, der. Yazmadığım sürece her şey aptalca, donuk, temelsiz ve derinliksiz görünür. Nişanlısı Felice ve diğer nişanlılarından, sevgililerinden kaçmak için yazar, yazdığı için onlardan uzak kalır ve yazdıklarını onlara anlatır. Felice Bauer ile nişanlılığı sürecinde “Das Urteil“, „Die Verwandlung“ ve Amerika romanının bir kısmını yazar. Kafka'ya göre, diyor Safranski, salt arzunun tutsaklığından kaçmanın iki yolu vardır. Aşk ve yazmak... Yazmak, daha yüksek bir gözlem türünün yaratıldığı ölümcül eylem-gözlem, eylem-gözlem dizisinin dışına sıçramaktır. Yazmanın mutluluğu, dünyayı saf, yukardan bakış, değişmez olana yükseltebilmekten ibarettir. Karanlık, içgüdüsel, esrarengiz olan ruh tarafından aydınlatılır ve nüfuz edilir, dile getirilir. Kafka kendini bulmak için ihtiyaç duyduğu yazmanın yalnızlığını şöyle tarif eder: "Felice, yazmak, kendini aşırılık noktasına kadar açmak demektir; bir insanın insan ilişkilerinde kendini çoktan kaybettiğine inandığı ve bu nedenle aklı başında olduğu sürece her zaman geri döneceği aşırı açıklık ve bağlılık, bu nedenle yazarken yalnız olman yetmez, bu nedenle yazarken etrafınızın sessizliği yetmez, gece bile yeterice çıplak değildir… Yazmak bir kaynağı da dönüştürme arzusudur. Başka biri olmak, en azından deneme bazında, ama geri dönüşme olasılığıyla birlikte. Ancak, ünlü Die Verwandlung Dönüşüm novellası geri dönüşü olmayan bir dönüşümdür - dev bir böceğe dönüşmeyi - tasvir eder. Burada, dönüşme arzusu bir kabusa dönüşür ve bu kabus da büyük bir zevkle dile getirilir. Safranski’nin bu kitabı Almancadan Türkçeye kazandırılmalıdır. Kafka’yı anlaşılabilir yapan bir kaynak. DÖNÜSÜM Safranski “Dönüşüm” novellası hakkında şunları yazar: Kafka'nın bekâr mantığıdır: Bir düğüne/nişana ya da sevgiliye yaklaşmaktansa bir böcek olarak yatakta kalmak daha iyidir. Bu motif düğün hazırlıklarında ima edilir, Dönüşüm’de Kasım 1912'de, Felicia Bauer'le mektuplaşma ilişkisinin nişanlanmaya doğru gittiği bir zamanda yazilir..... Bir geyik böceği olarak da olsa burada kalmak sevgiliye giden yoldan daha cazip görünür. Felice'ye bu öyküyü tek seferde, iki kez on saatte yazabileceği halde, üç hafta boyunca üzerinde çalıştığını yazar. Onun için, sonu belirsiz olabilir, ama başlangıç güçlü olmalıdır. Kafka özellikle Dönüşüm’de güçlü bir başlangıç bulur. Dönüşümde her ne kadar Böcek ön planda görünse de asıl konu ailedeki “dönüşüm”dür. Gregor’un bir anlık dönüşümü ile aile bireyleri bir dönüşüm sürecine girer. Ailenin dönüşümü harika bir biçimde anlatılır. Bir ailenin başına böylesine büyük bir olay geldiğinde aile nasıl değişir? D Dönüşüm hakkında Kafka şunları yazar: Bu, gücün toplamı sıfır olan oyunudur, bir taraf ne kadar kazanırsa diğer taraf da o kadar kaybeder. Sonunda aile zafer kazanır ve böcekten geriye kalanlar süpürülür. Büyük bir rahatlama, sonunda elektrikli aracla şehrin dışına doğru ortak bir yolculuk. Böcek yok edilmiştir ama galipler olumlu bir ışık altında da görülmemelidir. Bu yüzden Kafka kitabın üzerinde böceğin resmedilmesini istemez, sadece ailenin ve arka planda karanlık yan odaya açılan açık bir kapının resmedilmesini ister. Felice'ye şöyle yazar: "Bu iğrenç bir hikaye, senin yaşadığın ve evin olarak kabul ettiğin kalpten geliyor. Ama bu konuda üzülme, çünkü ne kadar çok yazarsam, senin için o kadar saf ve değerli olabilirim, ama şunu bil ki hâlâ benden atılacak çok şey var ve geceler bunun için yeterince uzun değil, ama bu arada, eğlenceli de olabilir. Dönüşüm novallesinin özeti üç bölümde: Birinci bölüm: Gregor’un değişiminin farkında varması, ailesinin farkına varması, aile düzeninin bozulması, aile fertlerinin bu değişime tepkisi, rollerdeki değişim, böceğin baba tarafından odasına itilmesi. Dikkat, burada önemli bir sembol (Cehov'un tüfegi) konur: Çerçevedeki fotoğraf. lkinci bölüm: Kız kardeşi ilk önce onu seviyor ve ilgilenirken, daha sonra ona tiksinti ve öfkeyle bakmaktadır. Anne Samsa'nın içinde daralma vardir, oğlunu kaybetme korkusu ile bu durumun dayanilmazligi birbiriyle savaşmaktadır. Sevgiden çok, ilgi ve mekanik bir anne sevgisi vardır. Ancak bir süre sonra o da oğlundan vazgeçmeye hazırdır. Babaysa otorite olarak yeniden güçlenir, güçlendikçe saldırganlığın doruğuna ulaşır. En başından beri oğlunu fiziksel olarak incitmekten çekinmez, hatta attığı elma da Gregor'un böcek sirtina saplanır. Üçüncü bölüm: Olay çözülür. Bütün değişimler Gregor’un aleyhine değişir. Onun kiracılar tarafından fark edilmesiyle, aile tarafından tamamen dışlanır, artık acılarına da dayanamaz, ölür ve hizmetçi tarafından bir pislik gibi süpürülür. Anne, baba ve kız, rahatlarlar. Büyük bir yük ailenin üzerinden kalkmıştır. Kafka’nın bu novellasında bütün dünyayı ilgilendiren ve hala güncelliğini koruyan etkenler nelerdir: Dışavurumculuğu, yabancılaşma: insan varoluşunun saçmalığını ve bireyin izolasyonunu ele alan varoluşçu bir anlatı. Gregor Samsa'nın bir böceğe dönüşmesi, modern insanın yabancılaşmış varoluşunu sembolize eder. Aile yapısı ve otorite: karmaşık aile ilişkileri vurgulanır. Otoriter babası, sevecen ama zayıf annesi ve ikircikli kız kardeşiyle olan ilişkisi, aile içindeki dinamikleri ve gerilimleri yansıtır. Dönüşüm, Gregor'un bastırılmış özerklik arzusunun ve mağduriyetinin bir ifadesi olarak görülebilir. Kafka'nın kesin, ölçülü dili ve hikayenin yoğun etkisine katkıda bulunan sürrealist atmosfer bu novellayi Alman edebiyatinin essiz eseri yapar. Anlaşılmaz olanın olgusal tasviri, durumun saçmalığını ve tekinsiz doğasını pekiştirir. Toplum ve yabancılaşma, Nabokov bir Kafka cevirisinin sonundaki yazisinda söyle özetler: Kafka’nın üslubunun, yani kullandığı dilin duruluğunun, açık seçikliğinin ve resmi tonlamasının, anlattığı hikayenin kabusu andıran konusuyla çok çarpıcı bir karşıtlık içinde olduğunu fark edeceksinizdir. Bu siyah-beyaz hikayeyi süsleyen tek bir poetik metafor yoktur. Üslubunun duruluğu, fantezisinin karanlık zenginliğini öne çıkarır. Karşıtlık ve birlik, üslup ve konu, tarz ve olay örgüsü mükemmel bir bicimde bütünleşmiştir. (Nabokov, bir Kafka çevirisinin son bölümünden)
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,8bin okunma
·
252 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.