Puan vermedi·80 syf.····Okunma: 11 Ağustos 2024 15:10 Aşkın Metafiziği.. Arthur Schopenhauer bu kitabında aşkı incelemeye almış kendi varlık metafiziğine olan bakış açısını bu kitaptaki konuda da yansıtmış. Ona göre aşk aslında bir cinsel sevgi ve bunun altında da soyunu devam ettirme arzusu yatmakta. Aslında bu da türün hayatta kalmasını amaçladığını gösterir. Çünkü insan ölümlü bir varlık ve kendinden bir iz bırakabilmesi için bundan başka bir yol yok. Aşkın bir ızdıraptan farkı olmadığını öne sürer. Bu ızdıraba ve acı verici mücadeleye katlanmamızın temel sebebi de yine aynı şekilde altta yatan üreme arzusunun olduğunu söyler. Aslında bu biraz da çelişiyor düşünceleriyle. Onun varlık metafiziğine göre varlık, var olmak anlamsızdır. Hatta “Keşke hiç varolmasaydık” sözü de ona aittir. Var olmak acı verici bir şey ise neden yaşama devam etme arzusu yatıyor aşkın altında? Kitabın bir yerinde ise insanın kendinde olan şeyin zıttını arzuladığını söyler. Bu da tam olarak bana doğru gelmedi. Tabi ki bazı kısımlarda başarılı tespitleri mevcut. Bunu inkar etmek icin kör olmak gerekir. Kendi zamanında birçok insana ışık olmuş olabilir ama değişen dünya düzenine göre çok eski kaldığı da bir gerçek. Tabi kendi de söyler “Neşeli birinin neşeli olmasının sebebi sadece neşeli olmasıdır” Yani bir insan mutsuzsa önüne dünyaları sersen de memnun olamaz. Öteki yandan sevinçli bir insan ise başına gelen türlü talihsizliklere rağmen mutluluğunu yitirmez. Biraz da Schopenhaur’un depresifliği tüm düşüncelerini şekillendirdiğini açıklar nitelikte bir önerme..