"Küçükmüş, ufacıkmış.
Top oynamış, vurulmuş."
.
.
.
Yangın bir ilk roman. Ne yazık ki devam kitapları gelmemiş yazar Özge Sarıoğlu 'nun... Oysa yazım tarzını oldukça beğenmiştim. Hâlâ basımı var mı bilmiyorum ama kitabı bulabilirseniz alıp okumanızı şiddetle öneriyorum.
Distopik bir roman "Yangın". Aynı zamanda bir göç hikâyesi. Toplumsal eleştirisi bol, bazı kısımlar oldukça travmatik. Kısacası her yaşa hitap etmiyor. Yazarın dili oldukça akıcı ve merak uyandırıcı olduğu için bir çırpıda bitirilecek bir eser. Ancak kült yabancı distopyalar gibi devasa bir beklentiyle okunmamalı. Günlük okuyor gibi bir hissiyat verdiği için hikâyenin akışına kendinizi bırakmak ve beklentisiz okumak daha keyifli olacaktır.
Eserin konusu için devasa yangınların ülkeleri ele geçirdiği ve insanların felaketlerden korunmak adına büyük duvarlar inşa ettiği, ülkelerin birbirine mesafeli, kendi içlerinde ise baskı, şiddet, umursamazlık ve başka olumsuzluklarla dolu olduğu bir dünyada, kendi ülkelerinin baskı ortamına dayanamayan ve yangından kaçmak isteyen bir grup insanın yola çıkış ve yeni bir yaşam kurma mücadelesi oluşturuyor diyebilirim. Yangın eserde çoğunlukla metaforik anlam taşıyor. Bu bağlamda toplumsal yangın ile ilgili eleştirileri okuduğunuzda hak veriyor, hatta aynı çaresizliği yer yer hissetmeden edemiyorsunuz. Fiziksel bir yangın da söz konusu, ancak bu çoğunlukla diğer bağlamı destekleyen bir noktada yer alıyor.
Eserde en beğendiğim bölümler yazarın aralara serpiştirdiği "Yol Masalları" oldu. Çoğunlukla toplumsal travmalara yer verdiği için kısa ya da uzun fark etmeden okuyan herkeste bir iz bırakacağına eminim.
Ben eseri oldukça beğendim, tavsiye ederim. Keyifli okumalar.