·192 syf.····Okunma: 10 Ağustos 2024 22:44 Kitapta Settar ve Bahtiyar adlı iki çocuğun hikayesi anlatılıyor. Gerçek hayatlardan esinlenerek kurgulanmış olması daha bir merakla okumama neden oldu.
Settar ve Bahtiyar kitabın iki önemli kahramanı. Aile, okul ve sosyal çevre arasında sıkışıp kalan çocukların yaşanılan olayları, maddi-manevi sorunları, sıkıntıları çocuk gözünden aktarmış. Yetişkinlerin basit ve karmaşık dünyasına bir de çocukların bakış açısından bakılmış.
Çocuğun temel eğitimi ailede başlar. Çünkü çocuğun ilk sosyal evresi ailesidir. Aileyi görür ve örnek almaya başlar. Sevgiye ve saygıya dayalı bir ortamda yetişen çocuklar ile baskıcı, otoriter, hatta şiddetin olduğu bir evde büyüyen çocuklar bu durumdan iyi ya da kötü bir şekilde etkilenip ileriki dönemlerinde kişiliklerine yansıtacaktır. O yüzden kitap da İbni Haldun'un da dediği gibi önce birey olarak kendimizi eğitmeliyiz. Zaten çocuklarımızda bize benzeyecek...
Kitap da Settar ve Bahtiyar’ın ailelerine, anne ve babaların olaylar karşısında çocuklarına nasıl bir davranış sergilediğine, onları ne şekilde yetiştirdiklerine ve çocukların yaşanılanlar doğrultusunda ne derece tepkiler verdiğine, onların hayallerine, umutlarına, hiç bitmeyen merak duygularına da detaylı bir şekilde değinilmiş.
Daha sonra okul hayatı devreye girer. Burada aileden sonra öğretmen en önemli unsurdur. Sadece ailesi değil öğretmeni ile olan ilişkisi de çocuğu olumlu ya da olumsuz bir şekilde etkileyebilir. Tıpkı kitap da anlatıldığı gibi Nejat Öğretmen ve Emine Öğretmene baktığımızda her ikisi de öğretmen olmasına rağmen karakterleri birbirinden çok farklı. Sınıf içindeki davranışları, öğrencilerine karşı tutumları aynı değil. Ve bu durum çocukların eğitim ve gelişim süreçlerinde yaşadıkları kolaylık ya da zorlukları da gözler önüne seriyor. Öğretmen ve Eğitimci nedir? Aynı şey midir yoksa farklı mıdır? Kitabı okuduğunuz zaman zaten cevabı kendiniz veriyorsunuz. O yüzden iyi bir aile nasıl bu hayatta büyük bir şans ise iyi bir öğretmen de okul çağındaki her çocuk için aynı derecede şanstır. Ve birde arkadaşlıklar var ki çocukların iletişiminde ve sosyal etkileşiminde oldukça önemli bir yere sahip. Aynı Settar ve Bahtiyar’ın dostluğu gibi.
Çocukların hikayesi insanı okurken geçmişe götürüyor. Çocukluğunuza doğru bir yolculuğa çıkartıyor. Aile-okul-arkadaşlık üçgeninde geçirdiğimiz o çocukluğumuzu bize tekrar yaşatıyor. Acı-tatlı hatıraları yeniden anımsatıyor. Özellikle yazar çocuk psikolojisini iyi analiz etmiş. Aile yapısı, eğitim hayatı, çevresel faktörler, arkadaşlık ortamı gibi çocuklara tesir eden kavramları kitap da sade ve akıcı bir anlatım tarzıyla ifade etmiş, konuları ayrıntılarıyla ele almış.
Çocukları daha iyi anlayabilmek için kesinlikle çocuk gözünden bakabilmek hayata, acıya, sevince, mutluluğa, gözyaşına...
Çocuk kadar saf ve masum olabilmek, dünyayı tertemiz görebilmek ve de temiz kalabilmek..!
Bazen çocuk olabilmek ve çocuk kalabilmek...
Ben keyifle okudum. Herkesin okuması gereken faydalı bir kitap olmuş. Tavsiye ederim.