Insan hisseder ama içindeki bir çocuk Çığlık atar vazgeçme der hep bir umutla...
Bir insan kaç hayat yaşar?
Peki bir hayat nasıl değersizleştirilir?
Yaşanmışlıklar nasıl mazi olur? Silinip gider mi hayallerden, rüyalardan?
Bir dolu sorular. İzler diyorum büyük de olsa çizik de olsa hep mazidir insanın yüreğinde, küçük de olsa büyük de olsa öyle bir an gelir ki bir yerden ya kanar ya da sızlar.
Hanya Yanagihara'nın yazdığı Değersiz Bir Hayat kitabında; bir hayatın hunharca uzanan pis ellerle, yüreklerle, sapıkça saplantılarla nasıl mahvolduğunu ve güzel yürekli insanların elinde çiçekler açtırmaya çalışıldığını okuyoruz. 822 sayfa boyunca Ah İnsanoğlu Özünde iyilik var da Neden kullanmıyorsun? açtığın yaraların kanayacağını neden farkında değilsin diyorsun.
9 yaşında bir çocuğu sapıkça fantazilerine alet ederken hem bedenine zarar vererek ömür boyu nasıl hastalıklarla, engellerle yaşamasına izin verirsiniz. Sadece beden mi engelli olan Ruhi İsyan, aklı karışık, cesareti kırık, güvensiz bir hayat...
Ne çok Hayatlar var böyle insanın elinde solup giden.
Kitap bitti Ben de bittim. 8 gün boyunca ben kendim olamadım ruhum sıkıştı, Gözyaşlarım aktı sayfaların üstüne ve unutmak adına sürekli bir uykulu halde gezdim. Ve insan olmaktan yoruldum, utandım. Sayfaların arasına elimi uzatıp tutmak istedim Jude'u, sarmak, göğsüme yatırıp saçlarını okşayarak geçmeyeceğini bile bile geçti demek istedim. Ne çok şey vardı söylemek istediğim aslında ama hepsi boğazımda hıçkırık oldu, gözümden aktı yine geçmedi.
Kitabın konusunu kavramak başlarda biraz zor, karakterler karışık geliyor. Yazarın betimlemelerinden kahramanlarımızın kız mı erkek mi olduklarını kavramak baya zaman alıyor.
Sonra bir bakıyorsunuz Katmer Katmer açılıyor olaylar karakterler. Okuduklarınız düşüncelerinizden ruhunuzla buluşuyor.
Eğer kitabı sabırla okuyarak, yaşananları kaldırabileceğinizi düşünüyorsanız okuyun derim.
Bu kadar acı, duygusal bir kitap olduğunu bilseydim ben okumazdım. Çünkü kendimi biliyorum ne yaşanırsa yaşansın çabuk etkileniyorum bütün duygularımı zirvede yaşıyorum ve yaşımayı seviyorum.
Kitapta geçen hayatı, yaşadıklarını yetişkinliğinde başarılı bir avukat olan kahramanımız jude'nun anlatımı ile okuyoruz. Her ne kadar acılarla yoğrulan bir hayat olsa da içerisinde bitmeyen umutlar, güzel dostluklar, yardımseverlikler de bir o kadar fazla. İşte bunları okuyunca da kalbi güzel insanları yüreğinden öpmek istiyor insan.
Bu kitaba sayfalarca inceleme yazabilirim ve biliyorum ki birçok kişi okumayacak ama önemli değil okuyanlar için eğer bir hayatın nasıl değersizleştirildiğini kalbiniz kaldırabilecekse veya farklı hayatların olduğunu bilincine vararak farklı bir hayat okumak istiyorsanız mutlaka okuyun.
Keyifli okumalar dilerim.