Puan vermedi·664 syf.····Okunma: 11 Ağustos 2024 09:15 Fazlasıyla adını duyduğum ve merakla başladığım kitaplardan biri.
Kitabın başında, kafamda sürekli gerçekten hiç yerindenkalkmayacak mı, düşüncesi uzunca bir süre devam etti. İlk 200-300 sayfa bu şekilde ilerliyordu ki sonunda bir şeyler değişmeye başladı.
Kitabın adından da anladığımız gibi baş karakterimiz İlya İlyiç Oblomov.
Oblomov tembelliği ile bilinen bir adamdır. Sürekli kafasında planları, düşünceleri olur ama asla bunları gerçek hayata geçirmeye fırsat bulamaz.
Oblomov bir beydir, ailesinden kalan topraklar ile bir toprak beyi. Sadık hizmetkarı Zahar ile beraber yaşamaktadır. Günlerini sadece yatarak, yiyerek ve düşünerek geçirir. Yaşadığı eve kıyafetlere önem vermez, tek kullandığı şey sürekli giydiği geceliktir.
Yakın arkadaşı Ştoltz. Oblomov’u sadece o ayağa kaldırabilir mi hayatını değiştirebilirdi.
Bunun için elinden gelen her şeyi yaptı. Zorla onu taşınmaya ikna etti. Oblomov ne kadar kaçmaya çalışsa da artık mecburdu.
Ştoltz onu bir kadın ile tanıştırdı. Bu Olgaydı. Olgayı tembihlemiş ve ben yokken ona sakın tembellik yapması için zaman tanıma demişti.
Olga buna uymuş ve sürekli beraber vakit geçirmişlerdir. Bu arkadaşlık zamanla aşka dönüşmüş fakat Olga, Oblomov’un tersi bir karakterdir. O her zaman heyecanlı, yaşam dolu genç bir kadındır. Oblomov ise…
Bu aşk bir sonuca varmadan yitip gitti. Ne acı ne üzüntü…
Oblomov Olga’dan sonra o sıkıcı hayatına geri dönmüştü. Taşındığı evde ev işlerine bakan ev sahibesi vardı. Kadın o kadar hızlı ve o kadar özenliydi ki Oblomov onu hayranlıkla izlerdi. Agafya Matveyevna da beyine bağlı idi. Zamanla ona aşık olmuş ama bunu dile getirememişti.
Hikayenin bu kısmından bahsetmeyi çok istesem de heyecanı kaçsın istemem.
Olayların nasıl izlediğini, yaşanamayan bu aşkın ayrıntılarını, Oblomov’un sonunu merakla ve sakin kalarak okumanızı tavsiye ederim.
Keyifi okumalar dilerim.