Puan vermedi·517 syf.··Beğendi
· Doğduğu ve büyüdüğü yerde en güçlü sıfatının beden kuvveti çok olana verildiği bir ortamdan, yine kuvveti sayesinde dikkat çekerek girdiği ve entellektüel birikimi ve parası çok olanın daha güçlü sayıldığını düşündüğü bir ortama geçişiyle birlikte kendini dönüştürmeye başlayan Martin Eden’ın hikayesini anlatıyor. Ulaşılmaz gördüğü ve gözünde büyüttüğü insanların aslında hiç de düşündüğü gibi olmadıklarını anladıkça hayal kırıklığı yaşar Eden. Okuduklarıyla hayatı çözümler, dünya görüşü yerleşir ve hayatın kurulu düzeninin hiç de olması gerektiği gibi olmadığını görür. Doğrular, haklar sadece kitaplarda mıdır, sohbette midir? Yaşam niye öğrendikleri gibi işlememektedir?
-spoiler-
Kitabın başında ölümüne yorularak bedeniyle çalışan, yoksulluk çeken, ama kendi halinde bir adam varken, sonunda zihniyle ve yazdıklarıyla bi yerlere gelip para kazanabilen ama insanlara yabancılaşan mutsuz bir adam var. Cehalet mutluluk mu? Bilgiyle baş edebilmek de bir beceri galiba. İnsan doğasının gölge yanlarını da kabul edebilen daha az inciniyor olabilir.