Gönderi

Son zamanlarda okuduğum en eğlenceli kitap!
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2024 4. kitabı
Junji Ito en sevdiğim mangakadır benim. Bu kitabın kapağında da ismini gördüğüm gibi aldım. Aynı zamanda korku da nispeten en zevk aldığım kitap/film türleri arasındadır. İyi ki de almışım ki beni son zamanlarda en eğlendiren kitap oldu. Mangamızın olayı şöyle: Junpei Azumi diye bir yazarımız var, bu adam özellikle dağlarda geçen korku hikayeleri yazıyor. Bu hikayelerden birkaçı da farklı farklı mangakalar tarafından resmedilip derlenince ortaya böyle bir antoloji çıkmış. Junji Ito, Daisuke Imai ve Akihito Yoshitomi tarafından birer hikaye; Mimika Ito ve Akemi Inokawa tarafındansa ikişer hikaye resmedilmiş. Bunların arasından Mimika Ito'nun elinden çıkan iki kısmın ikisinde de Azumi bizzat baş karakterken Junji Ito'nun bölümünde ve Inokawa'nın da ilk kısmında Azumi yan karakter olarak hikayede yer almış. Kendi düşüncelerime gelmeden önce bir de bölümlerin içeriklerine kısaca değinmek istiyorum. İlk bölüm Junji Ito'dan geliyor: Bir dağ kulübesinde oturan birkaç dağcı, deneyimli bir kadın dağcının pek de tecrübe istemeyen bir yürüyüş sırasında gizemli bir şekilde öldüğünü duyunca aynı dağda başlarından geçen birtakım korkunç olayları anlatıyor ve kadının başına ne gelmiş olabileceğiyle ilgili tahmin yürütüyorlar. İkinci bölüm Daisuke Imai'nin çizimleriyle: Bir yıl önce dağda kaybolmuş ve bedeni dahi bulunamamış liderlerinin anısına bir hatıra tırmanışı gerçekleştiren bir üniversite dağcı kulübünü asla tahmin etmeyecekleri birkaç olay bekliyor. Üçüncü sırada Mimika Ito var: Bu bölümün ilk kısmında mantar toplamak üzere çıktığı dağda yolunu şaşırıp görmemesi gereken şeyler gören bir Azumi okurken ikinci kısımda yine bir dağ yürüyüşü sırasında canlı mı ölü mü olduğunu kestiremediğimiz bir dağcıyla karşılaşıyor Azumi. Dördüncü bölüm Akihito Yoshitomi'den geliyor: Bir dağa balık tutmaya giden kahramanımız çadırını kurmak için çok yanlış bir yer seçince kendini dağın kurbanlarının toplanıp sohbet ettiği bir kampın ortasında buluyor. Beşinci ve son bölüm ise Akemi Inokawa'dan: İlk kısımda dağcıları lanetleyen bir tuvalet aynasını, ikinci kısımdaysa yıllar sonra kendi cesedinin bulunmasını sağlayan bir hayaleti okuyoruz. İnceleme şimdiden baya uzadı. O yüzden çok uzun tutmayacağım kendi görüşlerimi. Bu mangakalar arasından daha önce sadece Junji Ito'yu okumuştum ki kendisi zaten en sevdiğim mangakadır. Mimika Ito ismini görünce Junji ile bir bağlantısı var gibi geldi ama internete üstünkörü bir baktım öyle bir bağlantı göremedim. Bunun üzerine de kitaptaki en sevdiğim çizimler (Junji'nin kaleminden bile daha iyiydi belki de) Mimika Ito'nunkilerdi. Fırçasına kesinlikle bayıldım. En beğenmediğim tarz ise Daisuke Imai'ninkiydi, ciddiyetsiz ve çocuk işi geldi bana. En beğendiğim hikaye ise galiba Yoshitomi'nin resimlendirdiği dördüncü bölümdü. Türkiye'de açık konuşmak gerekirse çok oturmuş bir manga kültürü olduğunu söyleyemeyiz. Özellikle Korku Dağı gibi spesifik ve çok da popüler olmayan baskılar bir elin parmağını geçmiyor. Ama belki de Türkçe basım olarak okuyup en çok zevk aldığım manga oldu Korku Dağı. Tam benlikti: kısa, gerici ve alternatif. Örneğin Mimika Ito'nun resimlendirdiği üçüncü bölümün hemen ardından Mimika Ito ve Junpei Azumi ile yapılmış bir röportaj okuyoruz ve bu röportaj hikayeyi birkaç misli daha benimsemem de o kadar yardımcı oldu ki anlatamam. Korku Dağı kesinlikle özensiz hazırlanmış bir baskı değil. Bu baskının Türk diline kazandırılmasını sağlayan herkesin elini sıkıyorum. Herkese de bu janranın ülkemizde daha çok ilgi görmesini teşvik etmek üzere bu kitabı edinip okumalarını öneriyorum.
Korku DağıJunpei Azumi · Tokyo Manga · 2024134 okunma
·
124 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.