Arzunun nesnesine yapılan müthiş bir yolculuk. Akıcı ve sürükleyici anlatımıyla nasıl daha vurucu yazılabilirdi diye düşünmeden kendimi alamadım. Sanki kişinin arzuladığı her şey dokunduğu anda bir kelebek ömrü kısalığında yok olmakta. En güzeliyse sanki dokulmadan yaşanan şeyler. Bir bakışın, bir tebessümün ve bir gülüşün yanında yaşanması mümkünken yaşanmayan şeylerin baştan çıkarıcılığı... Bir arzunun yok oluşu; elde ettiğin anda bir kristalin parçalanışıyla aynı hız. Ve dokunmak; öldürmek demek.