Sanırım benim kaderim büyük beklentilerle başladığım her kitapta aynı hüsranı yaşamak, artık bunu kabul ettim. Çook uzun zamandır okumayı ertelediğim bir kitaptı çünkü maalesef kitabın sonunu öğrenmiştim. Ama yine de bu kadar övgüye
dayanamayıp başladım okumaya. Kitabın ilk yarısı inanılmaz akıcı giderken sanki, bir anda tıkandı ya da benim karakterlerle bağım koptu ve öyle hissettim. Sonunu bilmeme rağmen sonu gelsin diye diye okudum. ee tabi bu da pek keyifli bir okuma sayılmazdı. Kesinlikle kötü bir kitap değil ama sanırım benim büyük beklentilerim vardı ve kitapla ilgili ufak tefek (bazısı büyük) spoilerler okuma hevesimi kırdı. SPOILER!!!!! Bu arada söylemeden edemem, kitabın sonundaki intihar olayı inanılmaz gerçekçi anlatılmıştı. Hatta bu kadar gerçekçi anlatılınca Jack London'ın da gerçekte intihar ettiği bile düşünülmüş ama gerçek olmayan bir varsayımmış sadece. Neyse baya iyi yazılmıştı aklıma geldikçe ben de sanki Martin Eden ile birlikte denizin dibini boyluyormuş gibi hissediyorum. Boğulma korkum da böylelikle tekrar nüks etti sanırım neyse sağlık olsun:)