Puan vermedi·376 syf.····Okunma: 15 Ağustos 2024 00:54 Kaç zamandır ayağımda prangalar.. Şafak değil, sayfa sayıyorum. Kimse ile bir bağ kuramadım, kurmak da istemiyorum. Hem,çok kötü kokuyor burası, çok havasız.
Dehşete kapıldığım zamanlar oluyor, gözlerimi, kulaklarımı kapatıyorum.
Hiçbir şey yemek istemiyorum, hele o içinde hamamböceklerinin yüzdüğü lahana çorbasından sonra.
Neredeyiz tam farkında değilim, her yer boran tipi. Şu yaz günü üşüyorum.
Hastaneye gittik, heves ettim belki biraz rahat ederim diye. Karşıda aksıran tıksıran adamdan çok tiksindim, hele o sümüklü mendili.. Bitlerden bahsetmek bile istemiyorum. Karşı yatakta veremden vefat etti genç bir çocuk. Sanırım çok üzülmedim, kurtuldu diye.
Neden geldim bu cehenneme, onca güzel yer varken? Senin için Dostoyevski, senin için.. Yazın şu son günlerinde, ben Sibirya’nın soğuğunda, kara zindanlarda dehşet anlarına katlanıyorsam, tek açıklamam “kaleminden zehir aksa, ben okurum bana getir” olur.
6.kitabını bitirmiş oldum Dostoyevski’nin. En zorlandığım da bu eseri oldu. Bile isteye girdim bu cehenneme ama çıkması kolay olmayacak gibi..