·206 syf.····Okunma: 15 Eylül 2023 15:15 Sevgili Dost
“Herkesin seviyormuş gibi yaptığı, ancak sevginin ne olduğunu pek az kimsenin bildiği bir zamanda yaşıyoruz. Belki de bütün zamanlar böyleydi.”
A. Ali Ural – Posta Kutusundaki Mızıka
Selamlar
Sevgili bir dosttan gelen kitabımla geldim bugün. Kitap o kadar güzeldi ki… O kadar çok altını çizdiğim yerler oldu ki… Kıymetli yazardan o kadar çok mektup okudum ki kendi kendime “Bu mektuplar neden birikti böyle, neden daha önce okumadım?” dedim.
Kitabınızda o kadar çok “Sevgili Dost” dediniz ki kıymetli Ali Ural, ben de bu kitaptan sonra sizinle dost oldum. Peki siz, okuduğunuz kitaplarda yazarla hiç dostluk kurabildiniz mi?
6 Şubat depremini, depremin merkezinde yaşamış biri olarak kitap bende çok farklı bir iz bıraktı. Ah kıymetli Ali Ural, “Depremi yaşadın da mı yazdın?” dedirttiniz bana.
“İşte yıkılmayacağını düşündüğünüz binalar, çocukların kumdan şatoları gibi un ufak… Boyanın, parkenin, sıvanın, demirin, betonun, cilânın zemine yenilişi… Zemin hesaba katılmayışının öcünü, rodeo boğaları gibi sırtında ne varsa savurarak alıyor. Zemin, çatıları, direkleri, duvarları çizgisine çekip hemzemin yapıyor. Hemzemin, zeminle aynı hizada…”
“Neyin üstüne bina ettiğini bilmeyenler, neyi bina ettiklerini nereden bilecekler? Nereden bilecekler, inşa ederken bozulan eşitliğin yıkılırken kurulacağını? Eski bir gazetenin şöyle bir sloganı vardı: ‘Her sabah dünya yeniden kurulur.’ ‘Yeniden yıkılır’ mı demek lazımdı…”
Okurken gözümde canlandı tüm acılarım, kayıplarım… Gözlerim yaşlı..
Sevgili Dost !
Sonlardan bahsetmişsiniz
“Son dikişi atan cerrah, son oku fırlatan savaşçı, son duayı eden mahkûm… Ben de bir son eklemek isterim:
Sabah uyanırım diye yatan kaç bin insanın son gecesiydi ailesiyle… Yedikleri son akşam yemeği, son sohbetleri, birbirlerine verdikleri son sözleri…
“Aşılı bir omuz gibi yeri hâlâ duruyor.”
Peki bizim acılarımızın, kayıplarımızın kefaretini hangi mektup ödeyecek? Böyle bir mektup var mı?