Gönderi

10/10
·816 syf.··
Beğendi
·
2024 106. kitabı
Mandarinler / Simone De Beauvoir aşk ve siyaset feminizm ve varoluşçuluk biyografik & otobiyografik öğeler tarihi fon İşte Mandarinler’e bu kadar bağlanmamın alt başlıkları. Eserde İkinci Dünya Savaşı sonrası Fransa’sının politik ve entelektüel dinamizmini; siyasete ve aşka delicesine bir tutkuyla bağlı Simone, Sartre ve Camus gibi dönemin devlerinin ev sahipliğinde yakından tanıma fırsatı buluyoruz. Her biri kendi alanında yaptıklarıyla tarihe, düşünceye ve edebiyata yön veren çok önemli isimler. Sahip oldukları onca özgürlüğe rağmen ve üstelik savaş yıllarının izi henüz çok tazeyken, ülkelerinin gelecek vizyonu için bu denli çaba harcamaları, bunun gereğini yaparken bireysel özgürlüklerinden asla feragat etmemeleri ve aslında bireysel özgürlükle kitle özgürlüğünün birbirinden çok da ayrı olmadığı vurgusu kitaptan aldığım en önemli mesajdı. (Ve ne üzücü ki kitabı sansür günlerinde okudum. ) Her birine hayran olmamak ne mümkün ama Robert yani Sartre en çok büyüleyendi. Hep yalnızlığı konuşulur oysa öyle bir kişiliğin kendine bir denk bulması nasıl da zor. Annie Ernaux Seneler’de Simone olmak istediğinden bahseder. Ben de cüret edebilsem Sartre olmak istiyorum derdim. ŞahaneydiHacmini gözünüzde büyütmeyin, su misali akan bir kitap. Üstelik 1959 Goncourt Ödülü sahibi. #alıntılar “Geçmişimin küllerini gülerek rüzgâra savurmaktansa, ölesiye acı çekmek daha iyi.” “Aşka hem karşı koymaya çalışmak hem de onu sürdürmek oldukça tuhaf bir duygudur.” “Kendi ölümüme veya onunkine boyun eğmeye hazırım ama umutsuzluğuna asla!” @everestyayinlari #mandarinler #simonedebeauvoir #goncourt #birdahaoku @birdahaoku #tavsiye
MandarinlerSimone de Beauvoir · Everest · 2024425 okunma
·
169 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.